1000Kitap Logosu

Gerilla

Vietnam Savaşı
"Vietnam savaşı, bir süper-devlet'in, 17 milyonluk bir küçücük ülkede bataklığa nasıl saplandığının da bir hikayesidir.Bu, aynı zamanda, ağır tabiat şartlarından iyi yararlanan bir gerilla taktiğinin, en mükemmel konvansiyonel silahlar karşısındaki zaferinin de bir ifadesidir."
İstanbul'un niyetlerinin Ermenileri huzur içinde taşıyıp yeniden yerleştirmek olduğu belliydi. Bu konuda gerçekliği kanıtlanabilen Osmanlı evrakları , göçe çıkartılan Ermeniler için ilginin en azından resmiyette var olduğunu belirtmektedir. İzlenecek yol hakkında ayrıntılı yöntemler istanbul'da yazılmış ve illere gönderilmişti. Bunlar mültecilerin mallarının satış yöntemini, mültecilerin yeni yerleşim yerlerinin ekonomik açıdan geride bıraktıkları yerlerinin ayarında olmasını, sağlık ve temizlik konuları ile benzerlerini kapsamaktaydı. Kısaca, hepsi de kâğıt üzerinde iyi görünüyorlardı . Problemlerin nereden kaynaklandığını ise yeniden yerleştirme kanununun 1 ve 3. Maddeleri göstermektedir: Madde 1: Yeri değiştirilenlerin taşınmaları için yapılacak hazırlıklar, yerel yöneticilerin sorumluluğudur. Madde 3: Ermenilerin yeni yerleşim bölgelerine nakil edilmeleri sırasındaki can ve mal güvenliği, yiyecek temini, konaklama yerleri ve dinlenmelerinin sağlanması o sırada bulundukları bölge yöneticisinin sorumluluğudur. Her seviyedeki devlet memurları, bu konuda gösterecekleri ihmallerinden sorumlu tutulacaklardır. İnsanların kitle halinde göçünü gözetmesi beklenen yöneticiler ise, o sırada Ermeni ihtilalcilerine karşı gerilla savaşı ve Ruslara karşı da düzenli ordular ile konvansiyonel bir savaş yürütmekle meşguldüler. Asayiş sağlamak için ellerinde çok az sayıda güç vardı. Zaten ihtilalcilerle mücadele etmeye yeterli olmayan cephe gerisinde kalan az sayıdaki jandarmaların, bir de Ermeni göçmen kafilelerini koruyabilmeleri beklenemezdi.
Justin McCarthy
Sayfa 212 - TÜRK TARİH KURUMU YAYINLARI
6
Ermeni ayaklanmalarına Osmanlıların tepkisi, gerilla savaşıyla karşı karşıya kaldığında diğer devletlerin 20. yüzyılda vereceği kararın hemen aynısı oldu; gerillaları yöredeki desteğinden yoksun bırakmak için yerel destekçilerini uzaklaştırma gayretine düştüler. Osmanlılar, Ermeni âsîlerin gerek Ermeni köylüler gerekse Ermeni ihtilalinin liderlerinin yerleşik bulunduğu Doğu'daki şehirlerde yaşayan Ermeniler tarafından rahatça desteklendiğini biliyordu. Bu nedenle köklü bir tedbir olarak, hâlen savaş ortamı olan veya muhtemel savaş sahası olacak yörelerde yaşayan Ermeni halkı zorunlu göçe tâbi tutmak kararı aldılar. Bu konuda ilk emirler 26 Mayıs 1915'te gönderildi. Zorunlu göçün amacı, yöredeki Ermeni nüfusun yoğunluğunu seyreltmek ve onları savaş bölgesi ile önemli tesislerin bulunduğu yerlerden uzakta tutmaktı. Yeni yerleşim yerleri tren yollarının en az 25 kilometre uzağında olmalıydı. Yeni yerleşim yerlerinde, Ermeni nüfusu toplamın %10'undan az olmalıydı.
Justin McCarthy
Sayfa 211 - TÜRK TARİH KURUMU YAYINLARI
12
Küba halkının, Batista diktatörlüğüne karşı silahlı zaferi, sadece, tüm dünya gazetelerinin yazdığı gibi destansı bir zafer olmakla kalmamış, Latin Amerika halk kitlelerinin davranışlarıyla ilgili eski dogmaları da yıkmıştır. Bu devrim bir halkın, gerilla savaşıyla, kendisini ezen bir yönetimden kurtulabileceğini elle tutulur, gözle görülür biçimde kanıtlamıştır.
1
10
Modern savaşta bir tümenin generali birliklerinin başında ölmediği gibi; kendi kendinin generali olan gerilla savaşçısının da her muharebede ölmesi gerekli değildir. Yaşamını vermeye hazırdır, fakat gerilla savaşının bu olumlu yönü, her gerilla savaşçısının bir ideali savunmak için değil, onu gerçeğe çevirmek için ölmeye hazır oluşudur. Bu, gerilla savaşının (fighting) temelidir, özüdür.
1
7