• Dağdaki Kürt gerillalara hayranlık duyan işsiz, güçsüz ve öfkeli Kürt gençlerinin toplandığı, merkezi üyelerden birinin evi olan bu dernekler ikide bir kapatıldığı, yöneticileri sürekli tutuklanıp, dövülüp, işkence gördüğü için bu gençleri darbeden sonra bulmak zor olmuştu. Bir başka sorun da dağdaki savaşçıların bu gençleri şehrin sıcak odalarında keyif çatmakla, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'yle uzlaşmakla suçlamalarıydı. Derneğin artık dağlara yeterince gerilla adayı çıkaramadığı yolundaki bu suçlamalar, hâlâ hapise düşmemiş birkaç üyesinin maneviyatını iyice bozmuştu.
  • Amerikalı edebiyatçı ve gazeteci olan Ernest Hemingway İspanya İç Savaşı'nı yaklaşık 1 yıl gazeteci olarak gözlemledikten sonra gözlemlerine dayanarak Franco'ya karşı savaşan bir gerilla grubunu anlatan kitabı Çanlar Kimin İçin Çalıyor adlı eserini yazmış.

    İspanyol iç savaşı; darbeci askerlerin, seçilmiş demokratik bir hükümeti devirmek istemesi sonucu ortaya çıkmış bir iç savaştır. Darbeci general Franco yu Nazi Almanyası, İtalya ve Portekiz desteklemiş; Cumhuriyetçileri ise bütün dünyadan gelen gönüllü askerler ( Uluslararası Tugaylar ) desteklemiştir.

    Savaşın çıkma sebebi, demokratik sistemle monarşinin gücünün azalması ve tabiki de KİLİSE dir. :) Yeni çıkarılan kanunlarla Kilise okulları kapatılmış ve malları alınmıştır. Din adamlarına devlet tarafından yapılan yardımlar da kesilince savaş kaçınılmaz olmuş.

    İspanyol iç savaşı bizim tarihimize de çok benzer. Cumhuriyet ilk kurulduğunda bizde çok uğraştık dincilerle ve halen de uğraşmaktayız.

    İspanyol iç savaşı bir açıdan da Truva savaşına benzer. Truva savaşında, Erkek Tanrıların egemen olduğu Yunanistan ile Kadın Tanrıların egemen olduğu Anadolu(Truva) arasında bir savaş olmuş savaşı Yunanistan kazanmıştır. Truva savaşından sonra Anaerkilliğin son kalesi Anadolu yıkılmış bütün dünya da iktidarı Erkek tanrılar ele geçirmiş vs...

    Çanlar Kimin İçin Çalıyor da yazar, okuyucuya savaşın bir bölümünü anlatıyor. Okuyucu da uyandırmak istediği etki savaşın gereksizliği ve saçmalığıdır. Kendi değer ve yargıları için savaştığını zannedip, kendine ve insanlığa zulmeden insanlar aslında hep başkalarının çıkarları için savaşmakta ve ölmektedir der.

    İspanyol İç Savaşını Faşistler kazanmıştır. Çanlar daha gür çalar. Din adamları ölen faşistleri cennetle müjdeler ve Tanrının istediği olmuştur denir :)
    Yazarımız da okuyucuya Çanlar Kimin İçin Çalıyor? diye sorar. Ölenler ne için ölmüştür? Ne kazandık?, Nereye gidiyoruz?...

    Alıntı:
    "Yeryüzünün herhangi bir yerinde bir insan ölürse senin de bir parçan ölür onunla birlikte. Onun için sorma. Bir çan sesi duyduğunda bil ki, o çan senin için çalıyor."
  • "Söz konusu örgüt gerilla ve kontrgerilla savaşları için ve her türlü yeraltı faaliyetleri için planlar yapar ve insan yetiştirir. Gizlilik
    içinde çalışır, demokratik hukuk dışındadır."
    Soner Yalçın
    Sayfa 287 - Doğan Kitapçılık
  • Oysa, bizim için Filistinin anlamı; hem modern bir gerilla mücadelesi hem de bir halkın topyekün emperyalizme, siyonizme ve arap gericiliğine karşı verdiği uzun erimli bir halk savaşı idi.....
  • Yeni öğrendiğimiz, ilk kez duyduğumuz ya da çok uzun bir zaman sonra ilk kez duyduğumuz bir şeyi, kısa bir süre içinde tekrar tekrar duymaya veya görmeye verilen isimdir. Bunun bir adının olduğunu Baader Meinhof'u araştırırken öğrenmiştim.
    Örnek: Burada bir kitabın ismini ilk kez duydunuz, sonra kitapçıda bu kitap gözünüze çarptı ve arkadaşınızda da bu kitabı gördünüz. Kısa bir şaşkınlık hali.

    Peki ismi neden Baader Meinhof?

    1986 yılında Terry Mullen isimli bir okuyucunun, tarihte Baader-Meinhof ismi ile var olan Alman gerilla grubunun varlığından haberdar olduktan sonra bunun daha çok karşısına çıktığını St. Paul Pioneer Press gazetesinin ilan köşesine bildirmesinin ardından diğer okuyucuların da benzer vakalar iletmesi üzerine bu ismi alıyor.

    Konuyla ilgili Dr.Bedri Ruhselman'ın söyledikleri:

    "Öğrendiğimiz şeyin enteresan olduğunu düşünüyoruz ve sonrasında bununla yeniden karşılaştığımızda algılarımız ona karşı eskisinden daha açık oluyor. Bunun genellikle şans ya da tesadüfle ilgisi yok. Yeni bir şey öğrendiğimizde ya da aklımıza kendimizce ilginç veya önemli bir şey takıldığında, bu şey dış dünyada daha çok ilgimizi çekiyor. Algıda seçicilik olarak tanımlanan psikolojik durumla yakından ilgili bu hal. Bir daha karşımıza çıktığında bizi şaşırtan durum ne ise, aslında hep oradadır ama henüz bizim için kritik hale gelmemiştir. Dikkatimizi bile çekmeyen tonla enteresan nesne ya da olayla karşılaşıp duruyoruz ama henüz haklarında bir şey öğrenmediğimiz için onları es geçiyoruz. İnsan beyni her şeyi bir seferde algılamaya yetkin olmadığı için, odaklandığımız şeylerin sınırı var."
  • Oldukça merak ettiğim büyük commandante Che nin kardeşi tarafından anlatılan keyifle okuduğum kitabı. Okumaya başladıktan sonra acaba ilk bu kitaptan başlamam doğru olur mu diye düşündüm. Ama biyografiden farklı olarak konuyu Guevara ailesi açısından ele alması. Che olmadan önceki Ernesto ve düşünce yapısının nasıl oturduğu Che olmaya hangi aşamalardan geçerek ulaştığı gayet anlaşılabilir üslupla anlatılmış. Che yi anlamak ve araştırmaya başlamak için harika bir kitap oldu. Meraklısı olan herkese öneririm.
    Sadece gerilla yönü değil daha çok aileden beri başlayan düşünce yapısına odaklanan kitap klasik biyografilerden oldukça farklı.