Filmler filmcilerle sinema sahipleri tarafından verilen ilanlarla saptanır. Geride kalanlarsa, hep yeknesaktır: arabayla pazar gezintisi, televizyon
programları, kâğıt oyunları ve toplantılar. Doğumdan ölüme, pazartesinden pazartesiye, sabahtan akşama tüm faaliyetler düzenlenmiş bir örnek hale getirilmiş-tir. Böylesi bir düzenin ağına düşen kişi, insan olduğu-nu, tek bir birey olduğunu nasıl hatırlar? Düş kırıklı-ğıyla, üzüntüyle, sevgi özlemi, hiçlik ve ayrı olma kor-kusuyla doluyken yaşama şansına bir kez sahip oldu-ğunu nasıl aklına getirebilir?
Nasıl ki Çağdaş yoğun üretimde malların standartlaştırılması gerekliyse sosyal süreçte de insanların standartlaşması gerekmektedir ve buna eşitlik denmektedir.