Gidemeyiş, okuyucuya geçmişten kaçısın imkansızlığını anlatıyor.
David’in bir gecede başlayan yolculuğu içsel bir yolculuğa dönüşüyor. Bir kaybın yarattığı dramla üzülürken sayfalar ilerledikçe onun mutluluklarına da tanık oluyoruz.
Bir kaçış gibi başlayıp çözülmesi gereken bir bilmeceye dönüşüyor hikaye. Okurken sürekli tahminlerde bulunuyorsunuz ama umulmadık sürprizler ve sonlar oluyor.
Durağanlıktan ziyade, merakın ve gerilimin yüksek olduğu, karakterin iç dünyasına odaklanan hikayeleri sevenler için ideal.Benim için su gibi akıp giden, sürekli elime almak istediğim bir kitap oldu.
GidemeyişSerkan Uslu · Evrensel Kültür Yayınları · 202537 okunma
"Bir sabah uyanıyorsun ve bildiğin her şey gitmiş... "
@uuslu.serkann kitabı #gidemeyiş te David'in hikayesi tam olarak böyle başlıyor....
David, aslında kelimelerin efendisi yani bir yazar. Kendi kabuğunda, ailesiyle o huzurlu, sessiz hayatını yaşayan biri. Ama bir sabah, o sessizlik korkunç bir haberle parçalanıyor: Ailesini bir trafik kazasında kaybediyor. Bir yazar için en büyük boşluk kelimelerin bittiği andır ya; işte David tam o noktada... Anılarla dolu o eve daha fazla bakamıyor ve 'gitmeliyim' diyor.
Ama bu gidiş, David’in planladığı gibi bir 'iyileşme seyahati' olarak kalmıyor. Bulgaristan’dan Türkiye’ye uzanan bu yolda David, bir yandan kalbinin küllerinden doğmasını sağlayan o aşkla tanışırken; bir yandan da yazar zihninin o durdurulamaz şüphesiyle sarsılıyor: 'Ya bu kaza bir tesadüf değilse?'
İşte hikaye burada vites yükseltiyor. David, bir yandan aşkla yaralarını sarmaya çalışırken, diğer yandan kalemi bırakıp bir dedektif gibi o karanlık geçmişin izini sürmeye başlıyor. Huzur ararken kendini gizemli cinayetlerin ve her adımı bilmecelerle dolu bir polisiye sarmalının içinde buluyor. O yazar hassasiyetiyle her detayı inceliyor ama karşılaştığı gerçekler, yazdığı hiçbir kurguya benzemiyor.
Yani Gidemeyiş, sadece bir yas hikayesi değil; içinde hem naif bir aşkı hem de 'katil kim?' dedirten o sert polisiye gerilimi barındıran tam bir ters köşe romanı.
David’in de dediği gibi; ne kadar uzağa giderseniz gidin, bavulunuzda her zaman geçmişinizi taşırsınız...
GidemeyişSerkan Uslu · Evrensel Kültür Yayınları · 202537 okunma
Oysa Hiç Karşılaşmamıştık #okudumbitti
Öyküler kısa; ama kısa oldukları için değil, fazla “yerli yerinde” oldukları için çarpıyor. Her biri, sanki kalabalığın içinde yanından geçip gittiğimiz
Hikâyemiz, Bulgaristan’da David’in bir kazada ailesini kaybetmesiyle başlıyor.
Ama bu sadece bir kayıp değil… aynı zamanda bir kaçışın başlangıcı.
Geçmişin izleriyle dolu evini ve anılarını geride