Ne saygı ne sevgi, hepsini bir bir tüketiyoruz şu asırda. Nerede o nahif adetler, insanlar, evler, caddeler. Her şey çirkinleşiyor git gide. Yunus Emre, "Gezdim Halep ile Şam'ı eyledim ilmi talep, meğer ilim bir hiç imiş illa edep illa edep." der. İyilik, güzellik olmadıkça dünyalar bizim olsa ne olur olmasa ne olur
Şu asır ne fenalıklar etti bize. Hiç bitmeyen kalabalıklar, sürekli koşturan suratsız insanlar, anlamsız büyüklükteki caddeler, ruhu olmayan binalar... Mutlu olmayı ıskalıyoruz, canlı mıyız değil miyiz hiçbir fikrimiz yok. Emirhan Dağkan G., "Farkında olmadan mutlu olur ya insan bazen, gözleri dudaklarından daha fazla tebessüm eder." der. Böyle mutlulukları özledik. En son ne zaman hiçbir sebep olmadan gülmüştü gözlerimiz? Hatırlayanlara ne mutlu, hatırlamayanlar buruk.
En değişmez aile tabloları dağılacak, çözülecek, o mutlu anlar ancak fotoğraflarda kalacaktır. Akan hayat, yepyeni şekiller ve birleşimlerle yoluna devam edecektir.