beni sıksan nefret akacakmış gibi uyandım uykumdan bu gece. solumdan ve soluğumdan kandan ve senden başka bir şey çıkmayacakmış. duvarım aynı senaryoyu benimle defalarca kez yaşayacakmış. silkelen, silkelen çünkü çoktan elendin bu yarıştan hayat denen. içindeki umudu kazıyarak aldılar, bana ne açıkta bir yara kaldı ne de kan. hiçbir dudağın yaralarıma değemeyeceğini kabullenir gibi oldum aniden, üstelik benimkilerin de yalnız akan kana değebileceğini. geçer sandım, öyle bir sandım ki üstelik. ezberimdeki tüm isimlerin yerini adınla aldın. yine her anın içimde duruyor ama baş aşağı. her şey tepetaklak içeride, yalnız yalnızlığım soluk borumdan aşağı süzülen bir bıçak, artık kokusuna alıştığım sigaramın dumanıyla birlikte. birinciyle ikinciyi, ikinciyle üçüncüyü, üçüncüyle de bileklerimi yakıyorum. benden çıkan dumanla delinmez ya ozon tabakası, hiç ağlamıyorum. kanayan içimden gocunmadan tükürüyorum ağzımdaki kanı. açıkta yara varsa sadece kahkahayı basıyorum, hiçbir bezi kendimle kirletesim yok. sıfırdayım diye sızlananların suratına tüküreceğim. gittikçe eksilmekten artık beni de yitireceğim.