• Bomboş bir kadeh gibi beni bırakıp gitme
    Ben sen olmuşum gayri beni bana benzetme
    Gözlerimde gözlerin, ellerimde ellerin
    Bin kere mahkûmum ben bir daha mahkûm etme
  • Gitme yoldaş, gitme kardeş sefere.
    Elindeki şu silahı at yere.
  • Çok şanslı bir nesil yetişiyor. Ama şanslının yanında onlara sadece bakarak yaşayan kesim unutuluyor. Herkesin dilinde eski zamanlar daha zordu, biz daha zor zamanlar geçirdik sözleri var.. Şimdiki zaman madem daha iyi niye küçücük çocuklar ayaklarında bot olmadan, üstlerine kaban giymeden titreyerek okula gitmeye çalışıyorlar(tabi okula gitme şansı olanlar)? Madem yeni nesil çok şanslı niye hiç kimse bu çocuklara şans olmuyor?
  • Sana gitme demeyeceğim.
    Ama gitme,Lavinia.
    Adını gizleyeceğim
    Sen de bilme ,Lavinia.
  • Benim favori dergim olan HBT’nin bu haftaki sayısını sizlerin dikkatini dergiye çekmek için incelemeye ve özetlemeye karar verdim ve birkaç başlığı kısaca yazdım.Dergi Türkiye’nin en değerli bilim dergilerinden biri,hatta bana göre teki çünkü içinde sadece popüler bilim yok.Daha ayrıntılı yazılar da var.Ayrıca politik bilim,bilim-kültür,tekno vitrin,sudoku(benim için önemli :D) da yer alıyor.Her hafta çıkarılıyor,gazeteye benziyor ve sadece 4 lira!

    GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ İKİZLER DOĞDU

    Çinli bir biliminsanı HIV’i durdurmak için embriyo genlerine müdahale etti.İşlem Shenzen’deki Bilim ve Teknoloji Güney Üniversitesi’nde He Jiankui yönetiminde gerçekleşti.He amacının kalıtsal hastalıkların ortaya çıkmasını engellemekten veya tedavi etmekten ziyade,HIV’e karşı doğal dirence sahip az sayıda kişinin sahip olduğu özelliği insanlara kazandırmak olduğunu söylüyor.Bazı bilim insanları buna şiddetle karşı çıkıp etik olmadığını,bazıları da işlemin yanlış yapılmış olduğunu söylüyor.
    ‘’Kızlar sağlıklı olabilir,fakat gelecek nesiller bu hatanın bedelini çok ağır ödeyebilir.’’
    ‘’Bu deneyi yapmak çok zamansız,konu daha çok yeni.Ne gibi sonuçlara yol açacağı henüz bilinmiyor.İnsanoğlunun işletim sisteminin kurallarından bahsediyoruz.Sanıldığından çok daha önemli ve ciddi bir mesele.’’

    SANAL GERÇEKLİK BAŞLIĞIYLA KOKU ALMAK DA MÜMKÜN

    Kullanıcıları sanal gerçeklik dünyasına taşıyan başlıklar daha fazla gerçeklik sunabilmeleri için günden güne geliştiriliyor.Vaqso firması şimdi sanal gerçeklik deneyimine kokuları da ekledi.Bu kokular arasında zombi,barut,orman,tahta,toprak,kahve,karamel,çikolata,kızarmış koku,köri,nane,gaz,çiçek ve kadın kokusu(?) yer alıyor.

    DÜNYA ZENGİNLİK HARİTASI

    Dünya hanehalkı serveti verileri açıklandı.Geçtiğimiz yıl boyunca dünya çapında hisse senedi piyasalarında ve finansal olmayan varlık sahipliğinde devam eden artış,hanehalkı servetinde küresel bir artışa neden oldu.
    Görünen o ki ABD ekonomisi halen patlama yaşıyor.ABD,geçtiğimiz yıl küresel zenginlik stoğuna 6 trilyon dolar daha ekleyerek zirvedeki yerini sağlamlaştırdı.Birçok alanda patlama yaşayan Çin ise zenginlik seviyesini 2.3 trilyon dolar artırdı ve ikinci sırayı aldı.Buna karşın Latin Amerika geçtiğimiz yıl zenginlik seviyesinde düşüş kaydeden tek bölge oldu.

    İNSANLIĞIN MARS’A YERLEŞMESİNE 5 KALA

    Geride bıraktığımız hafta içerisinde insanlık olarak Mars atmosferine uzaktan da olsa bir kere daha konuk olduk.Uzay bilimcilerin ‘’7 dakikalık kaos’’ adını verdikleri bir ‘’hırpalanma’’ sürecini kazasız bir şekilde atlatan InSight uzay aracı kızıl gezegene iniş yaptı.
    İnsanlığın Mars üzerindeki emellerini düşünecek olursak keşif hareketlerinin devam etmesi de kaçınılmaz.Sözgelimi NASA,2020 yılında kızıl gezegene tekerlekli bir araç indirmeyi planlıyor.İşin aslı sadece NASA değil,dünyanın dört bir yanından özel girişim ve kamu destekli uzay ajansları Mars yüzeyine önce insansız,10 yıl kadar sonraysa insanlı yolculuklar planlıyor.Örneğin Avrupa Uzay Ajansı(ESA)ile Rusya Federal Uzay Ajansı(Roscosmos)ortak projesi olan ExoMars 2020…Bu proje kapsamında 2020 yılının yaz aylarında kızıl gezegenin yüzeyine araç indirilmesi ve sadece jeolojik değil,biyolojik ve iklimsel araştırmalar da yapılması planlanıyor.
    ESA ve Roscosmos’un yanı sıra Çin de 2020 yılında Mars’a araç gönderme planı yapan ülkeler arasında.Birleşik Arap Emirlikleri bile Mars’a 2021 yılında uzay aracı indirerek Arap ülkeleri arasında başka bir gezegene araç gönderen ilk ülke olmayı hedefliyor.
    Tüm bu projeler uzay ajansları kapsamında devlet destekliyken bir de Mars’a gitme planı yapan özel bir girişim var:SpaceX,Elon Musk ve ekibi,2022 yılında Mars’a göndermeyi planladıkları kargo roketiyle Mars’a yerleşmenin ilk somut adımlarını atmak istiyor.Bundan sonraki projeler ise insanı kızıl gezegene yerleştirme ve orada yeni bir yaşam kurma hedefinde.

    İki Görüş Evet-Hayır

    Saydığımız projelerin kaçı gerçekleşir onu bilemiyoruz.Ancak bu çalışmalar,insanlığın Mars’a yerleşme fikrini iyiden iyiye perçinliyor.Hal böyle olunca da karşımıza çok önemli bir soru çıkıyor:Mars’a yerleşme fikri ne kadar doğru?
    Gizmodo’nun bilim yazarı Ryan F.Mandelbaum,yaşadığımız gezegene yerleşmek için bile insanlığın ağır bedeller ödediğini ifade ederken,Mars’a yerleşme fikrine şüpheyle yaklaşıyor.Dünya’ya yerleşirken(yayılırken) yaşanan demografik ve kültürel soykırımları,ekonomik eşitsizlikleri ve çevre felaketlerini göz önünde bulundurursak haksız da sayılmaz.New Hampshire Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Chanda Prescod-Weinstein ise Güneş Sistemi’nin gizlerini çözmek uğruna Mars’a yerleşme fikrinin ‘’emperyalist’’ bir bakış açısı olduğunu ifade ediyor.Teknolojik gelişmeleri küresel ısınmayla ilişkilendiren ve emperyalizmin,21. Yüzyılda bile yerlilere,yerlilerin yaşam alanlarına ve azınlık haklarına karşı faaliyetler yürüttüğünü hatırlatan Prescod-Weinstein,haklı olarak ’’Mars’ın ekosistemini bozmaya hakkımız var mı?’’sorusunu soruyor.
    Bun karşın başka gezegene yerleşme fikrini hararetle savunan isimleri de anmadan geçmeyelim.Elon Musk,Mars’a yerleşme fikrinin olası bir 3. Dünya Savaşı’na karşı gezegenimizde yaşayan türleri korumak için esas olduğunu öne sürmüştü.Bununla birlikte geçtiğimiz aylarda hayata gözlerini yuman Stephen Hawking de Dünya’nın 100 yıl içinde yaşanamaz bir yer olacağını ve yaşanabilecek yeni bir gezegen arayışına girmemiz gerektiğini savunmuştu.
    Mars’a yerleşmenin bir yolunu bulduk diyelim,peki ama bunun bedeli ne olacak?Dünya’yı tükettik ve şimdi sıra Mars’ta mı?Veyahut sadece ayrıcalıklı bir kesimin kızıl gezegene yerleşme fikri ne kadar adil? 2070 yılında ABD,Çin ve Rusya gibi büyük güçlerin Mars toprakları üzerinde savaşma ihtimalini dile getirmek komplo teorisi mi olur?

    Bu ve bunun gibi daha birçok başlık var. 142. sayısında görüşmek üzere!
  • Askerliğimin bitişine yakın günlerde bir den otobüsler bölüklere doğru hareket etmeye başladı . Bilenler bilir Beyazıt Meydanı İETT durağına döndü birden bölük avluları. O sıra Afrin operasyonları gündemde idi. Bir an Tolstoy' un Savaş ve Barış romanının içinde hissettim kendimi .
    Savaş , havacılar da gidecekmiş vs ire söylentiler kol geziyordu . Gerçi biz Asker Eğitim Tugayı' yız , yani yanisi şu savaş çıksa bile , temel askerlik niteliği kazandırma eğitimi verip celbleri çok çok cepheye gönderecektik.
    Yani savaşa gitme yok .
  • Karadeniz'de fındık zamanı açılan yufkalar meşhurluğuyla bilinir . Türkiye'nin birçok yerinde de ayrı zamanlarda açılır .
    Bizim köye gitme zamanlarımızdı , anneannem , annemin halası , teyzem bide mahalle teyzelerimiz toplanıp başlardık yufka açmaya . Ben o zamanlar yedi sekiz yaşlarındaydım . Anneannem bana yufka açmayı öğretirdi her defasında . İlk denemem hep yırtık yufka ile sonuçlanırdı . İkinci defa açmamda sebene ( yufkayı açtığımız tahta masa ) yapışırdı . Bir denedim , iki denedim derken üçüncü de biraz da olsa yırtmadan yapıştırmadan açmayı becermiştim . Anneannem bana o gün : Şimdi kızım bu açtığın yufkaları pişirip sen ye demişti :))

    Kişi ektiğini biçtiğini o günden bu yana anladım ... Hayat tecrübelerle derslerle içerikli bir yaşam !