Yazarımızı Sessiz Hasta kitabıyla tanıyıp hayran kalmıştım kalemine. Sessiz Hasta ile bizi çok büyük bir ters köşeye yatıran yazarımız Yitik Kızlar kitabıyla da bizi bir ters köşeye yatırıyor. Okurken akan, okudukça ilerisini merak ettiren acaba o mu yoksa bu mu diye sürekli sorduran bir kitap.
Kitabın ne anlattığına gelecek olursak kısaca şunu diyebiliriz; eşini yeni kaybetmiş olan grup terapistimiz Mariana, evlat edindikleri kızı Zoe’nin okulunda işlenen cinayetle birlikte kendini Cambridge’de bulur ve olaylar burda başlar.
Kitabı okumaya niyetliyseniz sakın vazgeçmeyin çünkü kitap beklentiniz yüksek değilse bu beklentiyi karşılıyor. Fakat yazarın ilk kitabını da okuyan biri olarak beklentimin bir tık altında kaldı.
Hiç değişmeyen bir başka şey de, bazılarının mutsuzluğunun başkalarının mutluluğu oluşudur, bunu dünyanın kuruluşundan bu yana art arda gelen tüm kuşaklar çok iyi bilir.