Ona göre her mevsim bir resim tekniğiyle uyuşuyordu: Kış kömür kalemle yapılmış bir eskiz, ilkbahar sulu boya, yaz yağlı boya resim, sonbaharsa asit baskı ya da gravürdü.
Bir gün hayat da aynı şekilde bırakıp gidecek bizi, diye düşündü. Tıpkı böyle, arkasına bile bakmadan. Onun da böyle sessizce, zamanını önceden söylemeden çekip gitmesini isterdim.
Benim bir yetişkin olduğumun, artık bir anneye ihtiyaç duymadığımın, şimdi destek ve tavsiyeye ihtiyaç duyanın kendisi olduğunun farkında değil. Onu mutlu etmek istiyorsam hâlâ çocukmuşum, hiç büyümemişim gibi yapmam gerek; o zaman beni pohpohlayabilir, kendini heba edip her akşam yorgunluğunun tadını çıkarabilir.