Belki de hayatınla ilgili ilk fark etmen gereken, önemli şeylerden bir tanesi, oyuncuların yanlış sahnede rol almaya çalıştığı bir piyesin içinde olduğumuz gerçeği...
Unutma: zihninin içinde yaşıyorsun ve bu dünyayı genişletmenin en kestirme yolu; başka zihinlerin dünyalarından istifade etmek, o zihinlerin gördüklerini fark ederek kendi dünyanı çeşitlendirmektir.
Akıl bağırır, duygular fısıldar. Duyguları duyabilmek için sessizliğe ihtiyacın var, iç farkındalığa ihtiyacın var, kendinle hemhâl olmaya ihtiyacın var ve en iyi dostunu, en iyi yol arkadaşını "kendin" yapmaya ihtiyacın var. Bunu becerebildiğin takdirde, duyguların sana kimsenin veremeyeceği bilgiyi ve bilgeliği zaman içerisinde rahatlıkla sağlayabilecektir.
Geldiğimiz noktada şunu fark etmeni istiyorum: Hakikat tektir, bütün varlık birdir ve onun içerisindeki ayrımlar, adına "ben" demek zorunda kalan aciz bir canlının algılama yönteminden ibarettir.
Bu dünyada hiçbir şeye sahip olamayacağını, buradan büyük bir hızla gelip geçtiğini görmelisin. Bu dünyadan gelip geçerken de esas görevinin; insanların üç günlük oyunlarının cazibesine kapılmadan, tabiattaki ve evrendeki büyük düzeni temâşâ etmek olduğunu anlayabilmelisin.