Hayalperest dostum benim, hayat baştan sona, evet, hayat baştan sona berbat bir panayır tiyatrosudur. Orada her şey sahtedir: Aynalar teneke levhalardır. Mermer yerine boyalı kâğıtlar, pırlanta yerine renkli camlar kullanılır...
Bizde öğrenciler okul bittikten sonra bir araya toplanıp kitablarını heyecanla, neşe içinde yakarlar. Neden? Bu ne anlama geliyor?
Çünkü, ruhen ölü okullarımız öğrencilere canlı düşünce yerine kuru, sıkıcı okul formülleri veriyor da ondan... Bilim tutkusu uyandırmıyor onlarda. Bilimi anlamayı, ona değer vermeyi öğretmiyor öğrencilere.
Tolstoy çok güzel söylemiş: 'Hayatta can sıkıcı düzensizliğin önemli nedenlerinden biri herkesin hayatta 'düzene girmek' istemesi, hiç kimsenin hayatı 'düzene sokmak' istememesidir. ' Herkes hayattan bir şeyler almak istiyor, hiç kimse hayata bir şey vermeyi düşünmüyor.
Aklı kıt liberal düşünürlerin anlamsızca iddia ettikleri gibi, aklı havada gençlik de tanrıtanımazlığın özgür düşünmenin bir belirtisi olduğunu düşünmektedir. Tanrıtanımazlık ruhun sakatlanması, ruhun hastalanması demektir.