ece

ece
@godesta
20 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Yaşamak değil onlarınki. Hayatta kalmak... hayatta kalmak için hafızalarını silmişler.
Reklam
Yaz sesleri aynı döngüsellikte akıp giderken, her geçen gün bir öncekini silerek üst üste biniyor, bütün yaz bir tek güne küçülüyordu.
Ruhun da bir ruhu vardır, bundan eminim. Ruh içeriyi duyar, ruhun ruhu ise ötekileri. Biri uyumun ve armoninin ilmiyle titreşirken, öbürü canhıraş bağırtılarla parçalanır. Dünyanın uğultusuna katılır.
Bilmek çok fena bir şey. Olup bitenleri değiştirememenin azabı daha yıkıcı oluyor. Bildikçe elleri de değişiyor insanın, yüzü de. Parmak uçları hassaslaşırken alın çizgileri derine ilerliyor. Hele Musa gibi ciğerine kadar bilince, bütün o kavga, dövüş, isyan, intikam, tuzak, katliam, bütün o yalan dolan, hile, riya, fazlasıyla paralıyor insanı. Beden neyi biliyorsa o kadar acıyor çünkü. Zaten herkesin öldürebilir olduğu bir yere aitti Musa. Öyle ki bütün dünyayı kaplıyordu bu yer.
Gerçi anlatmasalar da olurdu. Musa dinlemeden anlayabiliyordu onları. Ülkede yaşanan acıların yeminli şahidi, şahitlik ettikçe yargılanan sanığı, nihayetinde mahkûmu olmuştu. Bu yüzden, başkaları konuşurken kol saatine bakıp bakıp dışındaki zamanı içinden ikiye yarıyordu: Biri her geçen saniyede yaklaşan yeni bir gelecek, öbürü ise sürgit bildiğini işitmek, işittiğini bilmek yüzünden hep aynı saniyenin çıldırtıcı tekrarıydı.
Reklam