Hem hayat bize niçin bağışlandı: bedenimiz acı içinde kıvrandığı zaman bile yüreğimizi zenginleştirelim diye değil mi?
Van Gogh tribi
Ne zaman elime bir çay bardağı alsam Ağzımda külü düşmek üzere olan bir sigara olsa Her şeyi zihnimin o berrak süzgecinden geçirir İmgelerle hayat bulduğumu düşünürüm Tanımsız derecede yalnızlık okları sırtımdayken İstemsizce hayatın içindeki savaş alanındayken Her şeyden sıkılır Kendi içime çekilirim İçimdeki volkanik dağları söndürmek istiyorum O hırçınlığın, asiliğin pek bir faydası yok Güzel bir ot kokusu burnuma gelince Gerçekten sevdiğim bir insana sarılınca yaşadığımı hissediyorum
Fuat Adıgüzel
Fuat Adıgüzel
whatsapp.com/channel/0029VbC...
Şiir
Öte yandan, Kee’ye duyduğum sevgi çok yeni ve çok başka bir şey. Kendisi farkında değil ama, bir tür hapishanede oturuyor. O da yoksul; keyfinin istediğini yapabilecek durumda değil ve her şeyden vazgeçen bir tür tevekküle bırakmış kendini.
Alıntı
Beni, yalnızca boşta gezen bir serseri olarak görmeyebilirsen çok sevinirim. Çünkü, iki tür serseri var ve bunlar birbirinin tam karşıtı.. Adam vardır; tembellikten, karaktersizlikten, tabiatının alçaklığından dolayı serseridir; is­tersen beni o türden say. Bir de öteki tür serseri vardır ki kendi kendine rağmen boşta gezmek­ tedir; etkin olabilmek için büyük bir özlemle yanan ama hiçbir şey yapama­yan.. Çünkü bir şeyler yapması olanaksızdır, bir kafese hapsedilmiş gibidir, çünkü verimli olabilmek için gereksindiği şeylere sahip değildir, çünkü yazgının çizdiği olaylar dizisi onu o kafese tıkmıştır; böyle bir adam ne ya­pacağını bilmeyebilir ama içgüdüleriyle hisseder: ne olursa olsun, bir işe ya­rayabilirim, yaşamımın bir amacı olacak sonunda, çok daha başka türlü bir insan olabileceğimi biliyorum! Öyleyse nasıl yararlı olabilirim, nasıl hizmet edebilirim? İçimde bir şey var, nedir o? Böylesi çok değişik yapıda bir serseridir; istersen beni bu türden say. Kafese kapatılmış bir kuş, bahar geldi mi, yapacağı bir şey olduğunu çok iyi bilir, ama yapabilecek durumda değildir. Nedir bu? Pek iyi de anımsayamaz. Belli belirsiz bir şeyler gelir gözünün önüne ve kendi kendine der ki, “Öteki kuşlar dallarda yuva kuruyorlar, yumurtluyorlar, yavrularını yetiş­ tiriyorlar.” Ve başını kafesin çubuklarına vurur da vurur. Oysa kafes olduğu yerde kalır ve kuş, acıdan deliye döner.
Alıntı
Toplumun normallik algısına ve kendi zihinsel gelgitlerine dair
Normal olmak, düzgün bir yol gibidir; yürümek rahattır ama üzerinde hiçbir çiçek yetişmez. Beni 'deli' olarak nitelendirdiklerini biliyorum ve bundan kaçamıyorum. Ama inan bana sevgili kardeşim, acı çeken bir zihinle yaşamak, sürekli bir sisin içinde yönünü bulmaya çalışmak gibidir. Bazen zihnim o kadar berraklaşıyor ki o anlarda resim yapmazsam tamamen delireceğimi hissediyorum. İnsanların 'hastalık' dediği bu şey, belki de doğanın beni uyandırma ve sıradanlıktan koruma şeklidir. Eğer beni tamamen iyileştirmek, içimdeki o huzursuz ateşi söndürmek demekse, o zaman bırakın hasta kalayım... •Vincent Van Gogh
Psikoloji