Belki bir şehir devleti derekesine inmiş olsa bile, yine de Roma Imparatorluğu'nu sona erdiren, ama her hålükâr da Istanbul gibi çok zor bir şehri çağın askeri tekniklerini kullanarak ele geçiren bu 21 yaşındaki genç mareşal, ardından bugünkü Romanya'ya ve Moldova'ya tekabül eden Eflak-Boğdan topraklarını, Yunanistan'ın hemen hemen tamamını, zaptı çok zor olan Ege Adaları'ndan Eğriboz'u, Limni'yi (Rodos'u kuşatmışsa da alamamıştır), Arnavutluk'u, Sırbistan'ın çok önemli bir kesimini (Belgrad ve etrafı hariç olmak üzere), Bosna Hersek'i ele geçirmiş; Anadolu topraklarından Karaman'ı eyaletleri arasına katmış, Orluk- beli Savaşı'nda Doğu Anadolu'da Uzun Hasan'ın, yani Akkoyunlular Devleti'nin hâkimiyetini sona erdirmiş, nihayet Trabzon'da Pontus Rum Imparatorluğu'nun kalelerini ele geçirmiş, bir ahitname ile dâhilî anarşı ıçındekı Kırım Hanlığı'nı Osmanlı Devleti'ne tâbi håle getirmiş ve bu hanlığın en önemli parçasını, yani Sudak ve Kefe'yi ihtiva eden kesimini de Kefe Sancağı adı altında merkeze bağlamıştır.
Hiç şüphe yok ki Doğu'da ve Batı'da Fâtih Sultan Mehmed asrı Osmanlı İmparatorluğu'nun artık bir cihan devleti haline dönüştüğü çağdır. Artık büyük güçler arasındadır. Dünyadaki devletler, bütün büyük güçler, politikalarını birbirlerine karşı ve birbirlerini kollayarak, birbirlerini izleyerek oluştururlar. Osmanlı İmparatorluğu'nun 15.yüzyıldaki statüsü artık bu düzeydedir.