Kitabın bu sitede çok az okunmasına şaşırdım açıkçası. Özellikle modern edebiyatın getirisi olarak kuramsal düşüncenin ve felsefî kurgunun derinine inilmeden önce okunması gereken kitaplardan biridir diye düşünüyorum. Buna rağmen basit bir kitap olduğunu söyleyemeyiz kesinlikle.
Terry Eagleton, yanılmıyorsam hâlâ Manchester Üniversitesi'nde akademisyenlik yapmakta. Edebiyat kuramları ve kurmacalar alanında çok özgün fikirleri vardır kendisinin. Bu kitabına da, "gerçek"in ne olduğunu -sanki daha çok ne olmadığını- anlatmakla başlıyor ve gittikçe edebiyat ve kurmacanın içine girip bazı yerlerde okuyucunun zihnini fazlasıyla zorlayarak bizleri düşüncelerine ikna etmeye çalışıyor. Bu ikna çabasını kitabın çoğu yerinde görebilmekteyiz. Yazarla ortak fikirde olmadığım pek çok kısım var fakat savlarına antitez ile yaklaşmak bile zihni geliştiriyor.
Bunların yanında çok değerli ve şimdiye kadar üzerinde yeterince düşünülmediğinden midir nedir, insanın ufkunu genişleten yorumlar, okuyucuyu konunun üzerine eğilmeye yönlendiren fikirlerle sıkça karşılaşmaktayız. Özellikle "gerçek" ile "kurmaca" arasındaki farkı yansıtması, basitçe gerçeğin yorumlanmasının olamayacağı, gerçeğin zaten yorumlardan çıktığı düşüncesini geniş çaplı anlatışı için bile okunabilecek bir kitaptır. 2 bölümden oluşan edebiyatın ne olduğunu açıkladığı kısımların da içeriği gerek fikir gerek yazar, düşünür tanımak açısından çok zengindir. Şöyle bir sıkıntı var ki -bunu çoğu yerde duyabilirsiniz- kitabın çevirisi pek kötüdür. Edebiyat Olayı, zaten kolay okunabilecek bir kitap değilken çevirinin karmaşıklığı anlamayı daha da zorlaştırıyor. Sırf bu nedenle kitaba dair en sevdiğim şey, "yani" ile başlayan açıklayıcı cümleleri oldu diyebilirim. Fakat bu kesinlikle bir engel değil, tekrarlayayım, yeni edebiyat