9/10
·266 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2021 17:26
En önemli distopya kitaplarından sayılan Cesur Yeni Dünya günümüz yaşantısından yaklaşık 600 yıl sonrasındaki bir dönemi ele alır. Öyle bir dönem ki insanlar artık seri üretim gibi tüplerde 'üretilir', aile ve duygusal ilişkiler gibi kavramlar müstehcen olarak ele alınır, herkes herkesindir mantığıyla içinde duygu barınmayan kısa süreli ilişkiler yaşanır. Tüm bu olaylardaki amaç sadece herkesin her zaman mutlu olmasının istenmesidir. Bu mutluluğu sürekli kılmak için de soma adı verilen devlet onaylı bir uyuşturucu tüketilmektedir. Kim psikolojik bir sıkıntıya, mutsuzluğa, umutsuzluğa düşerse hemen somadan birkaç doz alır ve mutlu saatler geçirir. Bu kitabı en önemli distopyalardan biri yapan özelliği içinde bulundurduğu sistemdir. İnsanlar daha doğmadan alfa, beta, gama, delta ve epsilon gibi sınıflara ayrılır ve doğum sonrası çocukluk dönemlerinde uykuda koşullandırma yöntemleri kullanarak yetiştirilir. Bu sınıf ayrımı o kadar çarpıcıdır ki kimse daha farklı bir sınıfta olmayı dilemez. Çünkü onlar için en iyisinin bulundukları sınıfa ait olduğu koşullandırılmıştır. Farklı bir sınıfta olmak isteseler bile olamazlar çünkü doğum öncesi tüplerde geçirdikleri haftalarda hangi sınıfa ait olacakları karar çoktan verilmiş embriyolarına işlem yapılarak gelişimleri ona göre kısıtlandırılmıştır. Dünya devletlerinin böyle bir sistem oluşturma kararı almış olması ülke içindeki üretimin ve sürekliliğin sağlanması için yapılmış. Tabi bu sistemin devamlılığı için de temel bir distopya özelliği olan kitaplar tamamen ortadan kaldırılmıştır. Doğumlarından itibaren koşullandırılan insanlar işleriyle alakalı bilimsel yazılar dışındaki hiçbir yazıya erişemezler. Koşullandırılmaları gereği erişmek istemezler de zaten. İnsanlar sadece kendi işleriyle ilgilenir, boş vakitlerinde belirli aktiviteler yaparlar ya da birileriyle yatıp kalkarlar. Neyi neden yaptıkları ya da yapmadıkları sorgulanması istenmez. Kitabın edebi kısmına gelirsek farklı bir zamanda geçen ve bizim ahlak algılarımıza tam ters şekilde işleyen bir sistemin okuyucuya yansıtılmasını çok beğendim. Sistemin nasıl işlediğine dair bilgiler yeterli bir şekilde okuyucu boğmayacak şekilde aktarılmış. Zaten bize çok ters gelen bir dünyayı anlamaya çalışmak yeterince ilgi çekici olsa gerek. Kitapta zaman zaman karşımıza sisteme karşı çıkmaya çalışan karakterlere denk geliyoruz. Doğru olmadığını düşündükleri şeyler var ama birisiyle paylaşmak isterlerse ya büyük bir sosyal baskıyla karşı karşıya kalıyorlar ya da yöneticiler tarafından daha başka kesimleri etkilememeleri adına bulundukları konumlar değiştiriliyor. Gerçekleşmesi çok zor gözükse de hiç gerçekleşmeyeceği ihtimalinin sıfır olmaması bir yandan korkutucu geliyor. Distopyalar da böyle olmaz mı zaten. Beni en rahatsız eden düşünce tüm insanlığın birkaç adet yöneticinin kontrolünün altında bir piyon gibi oynatılması ve bunun kararı daha siz doğmadan önce verilip karşı koymanızın da belirli yollarla bir şekilde engellenmesi. Özgür bir dünyada yaşadığınızı sanıyorsunuz ama kısıtlanmış bir özgürlük içerisinde. Kimisi bunun farkına varabilir kimisi de varamaz. Hiçbir şeyin farkına varmadan sadece yaşayıp gitmek de benim için en kötü senaryo.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
·
9 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.