Kitabı beğendiğim için bayılarak okumadım ancak bitirmek için de okumadığımı söylemem gerekiyor. Yüzyıllık Yalnızlık sade bir dille, çok fazla dalgalanma yapmayıp düz ilerleyen ancak bana göre büyük bir ustalıkla yazılan bir eser. Çünkü daha 50-70 sayfasını okuduğumda, okuduğum yere kadar büyük bir roman çıkacağını ve yazarın ne kadar çok şey anlattığını düşünmüştüm. Bu romanın sonu nereye varacak diye bekleyerek okudum sonunu diyebilirim. Sona geldiğimde ise büyük bir şaşırma yaşadım kendimce. Macondo köyünü kuran bir sülaledenin ilk kanı taşıyan kişiden kanın son sahibine kadarki kişileri ve olayları anlatıyor roman. Kitapta bazı gerçek dışı olaylar yaşanıyor ancak bu da romanı daha da güzel kılıyor kanımca.