Kitabı ilk başta almamın sebebi, Tolga Çevik’in hocası Roben Williams’ın oynadığı bir kitaptan filme çevirilen eser ve aktörün intihar etmesi.
İntihar eden insanların ruhu her zaman dünyayı diğer insanlardan daha empati duyulur şekilde görmesi ve ince görmesi nedeniyle böyle bir adam böyle kitaptan filme oynuyorsa kitabı da almalıyım dedim.
Sahaftan ikinci el kitabımı aldım.
Kitapta da tabi kusurlar vardı, bazı sayfalar ters dönmüştü, kararmıştı sayfalar biraz daha insan da kusur olduğu gibi kitaplarda da neden olmasın ki :)
Bir yazar derdi ki: Bir kitap okuduktan sonra önceki fikirlerinizi değiştirmiyorsa o kitap bir işe yaramıyordur diye.
Bu kitap hayatımızı değiştiricek ender kitaplardan hangimizin çevresi, ailesi bizi boyama kitabı gibi görmüyor da anı yaşamamızı söylüyor?
Bu kitap Carpe Diem latince sözüyle başöğretmenimiz “anı yaşa” diyor ve kitapda da anı yaşayanların hepsi mutlu olup, sınırları aşıyor.
Bizde neden bu kadar mantığı öne alıp, duyguları geriye atıyor ki?
Bizde duyguları öne alıp aklı yardımcı olarak alıp, ön plandan daha çok yardımcı olmasını sağlamalıyız ki yaşamda; samimi, öğretici olalım.
Keating bize bunu aktarıyor.Klasik tabirlerle dersi anlatacak dedin de saniyesinde sıkılıyorum artık ben ama hoca işe yaratıcılık, espri, akılda kalıcak mısralar bırakınca ders nasıl daha kolay geçiyor.
Kitap okurken sürekli sayfalara bakan biriydim bu kitabı tek okuyuşta bitirdim, soluksuz bir şekilde arada bir nefes aldım sadece .
Neil gibi hepimiz umudumuzun peşinden koşalım ve istediğimiz her şeyi yapabilip, yaptırabilelim bizden küçüklerimize.
Filmini de kesinlikle izleyin tabi bu kadar yazıdan sonra bu öneriyi de görürseniz :)