Şiir roman gibi değildir. Şu türü severim diyip içinden çıkılmıyor bu işin. Aynı türde yazan her şairi beğenemiyorsunuz.
Özdemır Asaf'ı şiirleri ile değil de bazı dizeleri ile daha çok seviyorum.
Pek çok şiirinde tamlamalara, kelimelere takla attırması,
(duygunun korkusu..., korkunun duygusu...;
Kalanın gidenine..., gidenin kalanından...;
Ormanlar düşünürdüm..., düşündüğüm ormanlarda...)
bir kelimenin farklı çekimlenmiş hallerini şiir içinde hatta bir dizede tekrar etmesi;
(Geldiğini umudumda umutla umdumsa)
şiirde bir kelimeyi defalarca kullanması
(çiçek senfonisi şiirinde 27 tane 'biri' kelimesi saydım, birkaç tane de 'bir' ve 'birbiri' kelimesi vardı) sebebiyle okurken zorlandım.
Bu çoğu zaman şiire ahenk katan bir üsluptur ancak pek çok şiirinin aynı tarzda olması pek hoşuma gitmedi açıkçası. Bir kaç şiirini art arda okuyunca duygudan koptum, tekerleme okuyormuş gibi hissettim hatta.
Tabi benim okuduğum seçme şiirler kitabıydı. Belki şair her döneminde farklı üsluplar kullanmıştır ama seçme olunca art arda gelmiş olabilir. Bilemiyorum.
Ben sevdiğim sadece bir kaç şiirini ara ara okurum. Daha fazlası tercihim değil.