Puan vermedi·85 syf.····Okunma: 10 Ocak 2021 16:17 "Natal küçük bir kent sana daha büyük bir liman lazım."
Babasının Zeze'ye söylediği bu söz aslında kitabın gidişatını yeterince anlatıyor. Bende aşağıda bu gidişatı anlatacağım.
Zeze, artık genç bir delikanlı, yine düşünceleri hayal dünyası içinde 85 sayfalık kitabı okudum, bitirdim. Zeze, deli kanın aktığı dönemlerde kendi benliğini bulmaya, ne istediğini keşfetmeye çalışıyor.
"Coğrafya tembellere ve serserilere özgü bir derstir."Zeze'nin yapabildiği tek dersti oysa. Onun dışında yüzmeyi çok seviyor ve kendinden biraz büyük halkın değimiyle hafif meşrep Slyvia' ya aşık. Bunun dışında kendiyle ilgili emin olduğu pek bir şey yok. Gelelim Slyvia'ya, aşklarını büyük bir tutkuyla yaşadılar. Ta ki babası korkunç hastalığından kurtulup artık o kızı bırakmasını isteyene kadar. O hastalık aynı zamanda Zeze'nin Tanrı'yla antlaşma yapmasına da vesile oldu. Gözü yaşlarla; Tanrı'm bu aramızda sır olarak kalacak eğer sen onu kurtarırsan ben yüzmeyi bırakacağım, dedi ve dediğini yaptı. Tabii, bu Zeze'yi büyük bir buhrana soktu. O buhrandan çıkışı yine Slyvia oldu. Tüm ailesi ona serseri derken ve halk onlara ahlaksız çift derken Ze, gençliğin verdiği tutkuyla onu bırakmadı. Ailesine yeni bir hayata başladığını, bir çözüm yolu aradığını söyledi.
"Ben erkeğim sonuçlarına katlanmalıyım, evden gitmeliyim." babasının en başta söylediği yeni liman'a doğru yola çıktı.