8,2/10  (238 Oy) · 
817 okunma  · 
196 beğeni  · 
4.204 gösterim
Brezilyalı Jose Mauro de Vasconcelos'un, kendi yaşam kesitlerinden yola çıkarak yazdığı Şeker Portakalı'nı, Türkiye'de yediden yetmişe herkes yıllardır severek okuyor. Romanın kahramanı olan küçük Zeze, çocukların olduğu kadar büyüklerin de yüreklerinde yer etmeyi becermiş sevgili bir çocuktur. Şeker Portakalı'nın ikinci bölümü olan Güneşi Uyandıralım'da sevgili Zeze biraz daha büyümüştür. Küçüklüğündeki biricik dostu Şeker Portakalı fidanı yoktur artık. Onun yerini yeni bir dost almıştır: yüreğinde yer eden sevgili bir kurbağa'dır bu yeni dost. Dizinin üçüncü kitabı olan Delifişek'te ise Zeze'yi daha da büyümüş bulacaksınız. Yeniyetmelikten çıkmakta, tam bir delikanlı olmaktadır. Yaşamın katı gerçekleriyle yüzyüzedir artık. Haklarını arayan, özgürlüğünü yaratmaya çalışan biridir Zeze.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2015
  • Sayfa Sayısı:
    103
  • ISBN:
    9789755105116
  • Orijinal Adı:
    Doidao
  • Çeviri:
    İnci Kut
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Hüseyin DEMİR 
05 Şub 17:15 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

“Delifişek” Şeker Portakalı kitabının son serisi diyebileceğimiz bir eser. Aslında kitap bende Şeker Portakalından daha derin duygular çağrıştırdı. Çünkü üniversite yıllarımız. Sene 2013… “Çocuk Edebiyatı” diye bir dersimiz var. Bu dersi işleyen hocamızda gayet birikimli bir insandı. Ders içinde Dünya ve Türkiye’de Çocuk edebiyatı üzerine yazılmış en seçkin kitapları okuyor. Bilimsel bir şekilde analiz ediyorduk. Bu incelemeler için sınıf içinde belirli sayıda gruplar oluşturulmuştu. Bizim grubu da Şeker Portakalı serisinin son kitabı olan Delifişek düşmüştü. Bizden iki hafta önce ise başka bir grup Şeker portakalının tanıtımını ve incelemesini yapacaktı.

Tam o günlerde gazetelerde ve internet haber sitelerin de söyle bir haber başlığı gördük. “Şeker Portakalı müstehcen, Fareler ve İnsanlar sakıncalı bulundu!”. Tabi ister istemez şaşardık. Haberin detaylarına baktım. Detayları şöyle idi:
“Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB), 100 Temel Eser listesi içinde yer alan "Şeker Portakalı" kitabını derste ödev olarak okutan bir öğretmene kitabın müstehcen olduğu gerekçesiyle soruşturma açıldı. Öte yandan Fareler ve İnsanlar kitabı da İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından ‘sakıncalı’ bulundu. İstanbul Bahçelievler'deki Behiye Doktor Nevhiz Işıl İlköğretim Okulu'nda görev yapan 7. sınıf Türkçe öğretmenine "Şeker Portakalı" kitabını okuttuğu için soruşturma açıldı. Tüm dünyada çocukların ilgiyle okuduğu Brezilyalı yazar Jose Mauro de Vasconcelos'un Şeker Portakalı kitabı Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) İlköğretim okullarında okutulacak 100 Temel Eseri arasında yer alıyor. 1968 tarihli roman, fakir bir aile çocuğu olan Zeze'nin yaşadıklarını anlatıyor. Nilay Vardar'ın bianet'te yer alan haberine göre, Behiye Doktor Nevhiz Işıl İlköğretim Okulu'ndaki 7. sınıf Türkçe öğretmeni de öğrencilerine performans ödevi olarak bu kitabı okumalarını istedi. Velilerden biri, kitabı okuduğunu ve şok olduğunu belirterek kitabın Türk örf ve ananelerine aykırı içeriğe sahip olduğunu, içinde birçok argo sözcük ve küfür içerdiğini belirterek öğretmen hakkında soruşturma açılmasını istedi. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü de öğretmen hakkında kitabı neden tavsiye ettiği ile ilgili olarak soruşturma açtı. Soruşturma henüz tamamlanmadı.”

Daha sonra bu soruşturmanın akıbeti ne oldu bilmiyorum. Ama konu baya Türkiye’de gündem oldu. İşin en ilginç yanı o günden sonra Şeker Portakalı satışlarının tavan yapmasıydı: D.

Beklenen gün geldi. Arkadaşlarımız Şeker Portakalını tanıtmaya başladı. Aslında çok iyi hazırlık yaptıkları belliyi. Ama onlarda gündeme ayak uydurmuştular. Yasaklanan bir kitap diye söze başladılar. Neden yasaklandığını ve bu kitabın okutulmaması gerektiğini uzun uzun anlattılar.

Hocamızın da onayıyla kitap kendi okuma listemizden çıkartıldı. Üniversitede öğrencilerimize okutmak için bir kitap listesi hazırlamıştık bu derste. Bu sene öğrencilere kitap aldırmak için listeyi tekrar açtım. Gerçekten de o yıllarda kitabın üstüne çizgi atılmış ve kenarına da bir not koymuşlardı: “Sakıncalı”. Biraz hüzün duydum şahsen. O zaman hangi kafaydık anlamaya çalıştım ama bir türlü hatırlayamadım. Sıranın bize geldiği hafta arkadaşlar kendi aralarında ufak bir istişare yapıyorlardı. Ben pek ödev yapmadığım için beni davet etmediler. Sonuçta arkadaşlarım karar vermişlerdi. Kitabı okumaya gerek yok. Sadece bir arkadaşımız içindeki sakıncalı kısımları bulup onları sınıfta açıklayacak ve kısadan ödevi halletmiş olacaktık. Aradan beş yıl geçtikten sonra Delifişek kitabını bu duygular ile açıp okumaya başladım. Özelikle merak ettiğim konu bizim sakıncalı bulduğumuz yerler neresiydi? Kitabı bir kez okuyup iki kez üstünkörü baktım. Fakat bir türlü kitabın hangi kısımlarına sakıncalı dedik bulamadım. Az değil Times New Roman yazı karakteri ve 11 puntoluk harfler ise tamı tamına 3 sayfa sakıncalı kısım bulmuştuk. :D :D

Gel gör ki bugünler de kitabı okuduğumda o 3 sayfayı bir türlü bulamadım. ( Sadece Zeze kardeşimiz biraz içkiye başlamıştı. O kısmı hala çok beğenmedim ve sakıncalı buluyorum. )

Bu duygular içinde kitabı okuyup bitirdim. Kendi listemi düzenledim ve Şeker Portakalını tekrardan okutulacak listesine ekledim.

Kitaba dair yorum yapacak olursam.
Güneşi Uyandıralım kitabı ile sanki Zeze'nin o muhteşem hayal ve sıcak dünyasından uzaklaşmıştık. Delifişek te tekrar Zeze ve onun dünyası ile kavuşmuş gibi hissettim. Zeze kendini burada bildiğimiz Zeze gibi daha çok hissettirdi. Gerçi artık büyümüştü ve eski güzel arkadaşlar birer birer gitmişti. Artık her şey daha gerçekçiydi.

Kitabın bir kötü yanı varsa o da kısa sürmesiydi diyebilirim. Çünkü tam kendinizi kitaba vermeye tam içine dalmaya başlıyorsunuz. Bir bakıyorsunuz ki kitap bitti. Bu yüzden açıkçası kitap böyle yarım kalmış gibi hissetim. Her ne kadar kitap yarım kalmasa da Zeze’nin hayatı yarım kalmış. Yazar ucu açık bırakmış ondan sonrasını. Ben yazarın bir sonla bitireceğini düşünmüş ve bu beklenti içine girmiştim. Sonuçta benim şahsi kanaatime göre bir son olması daha güzel olacaktı.
Sonuç olarak başta söylediğim şeyi tekrar ediyorum. Şeker portakalını beğenip okuyan herkes seriyi bitirmeli. O güzel havaya devam etmeli…

Bu duygular içinde Zeze’ye veda ediyorum. Hayatımda aklımda ve yüreğimde kalan karakter sayısı çok azdır. Bunlar: Piç Vedat, Küçük Kara Balık, Nur Dağındaki Çocuk ve Rodion Romanoviç Raskolnikov. Aramıza hoş geldin Zeze… :)

DERYA... 
03 Ağu 21:16 · Kitabı okudu · 2 günde · 7/10 puan

"Bir muammadır aşk...Kiminin vicdanına atılan taş,kiminin fakir gönlüne katılan aş,kiminin de gözünden akıtılan yaştır aşk"...

Ey aşk...Olmazları olduran,olurları bozduran...Eğilmez başları eğdiren,kimi yiğitleri yere seren...Sırrına erilemeyen,çözülemeyen bulmaca...Sen ki bakmazsın gözden akan yaşa,kırılan umuda,çağlayan gönüle...
Varlığın ayrı yokluğun ayrı dert...
Olmayınca aradığımız,olunca ateşiyle yandığımız muamma...
Sen yine de aşk eksik olma gönüllerden...Bilirim yumuşatırsın bir tebessümünle kayaları,bilirim döktürürsün katılaşmış yüreklere gözyaşları,bilirim yeşertirsin kurumuş dalları...

Benim küçüğüm Zezem büyüdü...Kocaman adam oldu...Annelerin gözünde hiç büyümeyen evlatları gibi Zeze de benim gözümde hala Şeker Portakalında ki Zeze...
Hiç vazgeçmediği hayallerine ve sevgi arayışına şimdi de aşkı kattı...
Kelebekler uçurarak midesinde,kanı damarlarında çağlayarak,gülüşünde çiçekler açtırarak tanışıyor aşkla...
Aşkın içinden geçip,büyüyen her insan gibi Zeze de büyüyor...Aşk yaralı bıraktıklarına benim miniğimide ekliyor...Varsın bir de aşk olsun hayatında...Senin yüreğin hepsini içine alacak kadar büyük küçüğüm...

Berra Nisa GENÇ 
19 May 18:26 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Ah, Zeze... Senin o minik kalbin ne kadar da çabuk büyüdü...
Bu sefer, kitap kısa olmasına rağmen bir o kadar dokunaklı idi. Kısa olduğu için yavaş okumaya çalıştım, çünkü kitabın bitmesini istemiyordum. Kitap, Zeze nin gençliğine bizi misafir ediyor. Her bir satırda, daha da gelişiyor, daha da kapsıyor olayı. Her kitapta olduğu gibi, bu kitabın da bitmesine üzüldüm. Ama bir başka üzüntüydü bu seferki...

Adar Zargana 
15 Eki 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Arkadslarim sayfa sayısını hedef gösterek alay konusu yaptılar beni ama bilmiyorlaki içeriginde bazı 700,800 sayfalik kitapta olmayan duygular yüklü oldugunu. velhasıl kitap harikaydı bence şeker portakilinin basarisini bu romanindada yansitmis yazar :)

Busrabayr 
15 May 00:16 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Zeze'nin son serüveni kısa ve özdü.Aşık, tutkulu kararlı ve özgür zeze... Keyifle okudum... Zeze son macerasından ilkinde olduğu kadar iz bıraktı.

yusuf şimşek 
11 Eyl 13:18 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Şeker Portakalı ve Güneşi Uyandıralım'dan sonra Delifişek... Delifişeği diğerlerine göre (Şeker Portakalı ve Güneşi Uyandıralım) başarısız buldum. Beğenmedim daha doğrusu.Hüseyin Hocam bana büyüyünce okumamın daha iyi olacağını,daha anlamlı olacağını söylemişti.Bilmiyorum aslında sonra yine okumayı düşünüyorum. Zaten çokta anlamamıştım kitabı.Kitapta şöyle bir kopukluk yakaladım:Güneşi Uyandıralım'da evlatlık edinmişti son sayfalarda ise bir daha gelmemek üzere eski evine gitmişti (net hatırlıyorum).Delifişekte ise hayla evlatlıktı, eski evinde değildi. Sonra kitabı ablama verdim ve ablamda aynı sorunu söyleyince bir kopukluk olduğunu anladım. Delifişek 3 serinin beğenmediğim kitabı oldu.Hocamın dediği gibi belki büyünce okuyunca kitap benim için daha çok anlam kazanır. Bazen yaşıma göre olmuyan kitapları okuyabiliyorum.Bilmiyorum bu benim için hatamı ya da doğrumu Ama farkındayım yaşımdan fazla olduğunu(Tekerleme gibi oldu:))Bunu sorucam bir gün birine ama bu benim okumamam anlamına gelmiyor merakımdan dolayı sorucam.Delifişek hakkında düşüncelerimi söyledim çok şey anlamadığım için kötü ya da güzel demiyorum.Evet eleştiride bulundum ama bu onun kötü olduğu anlamına gelmiyor. Bu kadar...:)

Ilayda Caner 
04 Şub 01:59 · Beğendi · Puan vermedi

Vasconcelos - DELİFİŞEK

Zeze büyümüş.
Şeker Portakalının en güzel, en ulaşılmaz dalında oturan Ze, büyümüş, delikanlı olmuş, yüreğindeki kurbağayı unutmaksızın aşka tutulmuş, Şeker Portakal'ını kesenler ile Şeker Portakal'ının bulunduğu bahçenin olduğu evden taşınmak zorunda kalanlara benzer insanlar da, onu anlamamakta diretmeye devam etmiş; Zeze büyüdükçe, kulaçları da onunla beraber büyümüş,gün daha mı güzel batıyormuş denizin içinde yüzerken, kurbağalı kalp mi daha iyiymiş, bir kadının bulunduğu kalp mi, yoksa kurbağa yaş ilerledikçe vücut mu değiştiriyormuş?
.
Şeker Portakal'ında farklı bir çocuk, Güneş'i Uyandıralım'da farklı bir kalp, Delifişek'te farklı bir delikanlı görüyoruz. Farklı zamanlarda kurbağasıyla birlikte metamorfoz geçirmiş, artık bir fidan dalının sıcaklığını ve koruyuculuğunu değil de, daha fazla deniz, daha fazla aşk arayan bir delikanlıyla karşı karşıyayız.

Yasin Bektaş 
29 May 13:50 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Şeker Portakalı kitabıyla başlayan o muhteşem karakter küçük çocuk Zezé bu kitapta gençlik yıllarında. Babasının hastalığı ve paylaştıkları sırları, babasının aslında kendisini sevdiğini hissetmesi güzel bir duygu. Üniversiteyi bırakıp bir miktar ihtiyaçlarını giderecek bir iş bulması ve Sevgilisi Silvia'yı tanıyıp birbirlerine aşık olmaları. Serinin diğer kitapları gibi bu da eşsiz bir içerik barındırıyor. Yazar öyle dokunaklı yazmış ki Zezé sanki kendimiz, en yakın arkadaşımız, oğlumuz gibi hissettiriyor. Kitap sonunda hayallerini gerçekleştirmek için kanatlanıp uçan bir genci görüyoruz.

Sibel Öztürk 
26 Haz 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Okumaya yeni başlıyorum. Şeker Portakalı öyle enfesti ki ikinci kitap olan Güneşi Uyandıralım'da hevesimin düştüğünü itiraf etmeliyim ama seriyi tamamlamak adına bu kitabı okumam gerektiğini düşünüyorum.,

Şeker Portakalı'nın vaad ettiği duygu hiçbir devam kitabında yokmuş maalesef...

Eylül Gönen 
02 Ağu 22:57 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Caaağnımm Zeze..
Hayat bazılarımız için çok erken başlıyor. Zeze için de böyle bir başlangıç söz konusu. Henüz beş yaşındayken acıyı keşfediyor. Bu acı onda derin izler bırakıyor ve çok hisli bir çocuk yetişiyor.
"Şeker Portakalı" Güneşi Uyandıralım" "Delifişek" her ne kadar çocuklar üzerine olarak bilinseler de büyüklerin de okuyup kendilerince ders çıkarmaları gereken kitaplar diye düşünüyorum.
Zeze'nin keşiflerine,duygularına ve en önemlisi hayata karşı verdiği mücadeleye tanık olmak çok güzeldi..

3 /

Kitaptan 54 Alıntı

Ayağımıza bir parça çamur bulaşması, günün birinde toprak olacağımızı hatırlatır.

Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 30)Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 30)
Yüksel Bulut 
28 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"- Ölünün arkasından böyle konuşma.
- Bu da dayanamadığım bir başka şey. Sırf öldü diye birinin aziz olup çıkması."

Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 29 - Can Yayınevi)Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 29 - Can Yayınevi)
Ali Yalçın 
27 Şub 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Korku içindeydim, dünya öyle büyüktü ki... insanoğlunun girebileceği en büyük, en keder dolu yerdi."

Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 85)Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 85)
Emine Çoban 
31 Mar 22:19 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Dünya ne korkunçtu, ne canavarca, güvenilmez, rezil!

Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 60 - Can Yayınları)Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 60 - Can Yayınları)
Adar Zargana 
14 Eki 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

- Ölünün arkasıdan böyle konuşma.
+ Bu da benim dayanamadığım başka bir şey. Sırf öldü diye birinin aziz olup çıkması.
- Seninle ne tartışmak istiyorum, ne de kavga etmek.
+ Öyleyse bana bir sigara ver.

Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 29)Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 29)

Her şeyi aynı anda düşünmek, hiçbirine gereken zamanı vermemek, ne kötü bir huydu.

Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Can Yayınevi)Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Can Yayınevi)
Hilal 
11 Nis 16:04 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Uzaklarda bir çiftlikte ölecektim, kimseyi rahatsız etmeden. Hiç kimseyi. Tek başıma. İşte bu kadar. Bu korkunç hayattan kurtulacaktım."

Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 35 - Can Yayınları)Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 35 - Can Yayınları)