8,2/10  (132 Oy) · 
478 okunma  · 
96 beğeni  · 
3.219 gösterim
Brezilyalı Jose Mauro de Vasconcelos'un, kendi yaşam kesitlerinden yola çıkarak yazdığı Şeker Portakalı'nı, Türkiye'de yediden yetmişe herkes yıllardır severek okuyor. Romanın kahramanı olan küçük Zeze, çocukların olduğu kadar büyüklerin de yüreklerinde yer etmeyi becermiş sevgili bir çocuktur. Şeker Portakalı'nın ikinci bölümü olan Güneşi Uyandıralım'da sevgili Zeze biraz daha büyümüştür. Küçüklüğündeki biricik dostu Şeker Portakalı fidanı yoktur artık. Onun yerini yeni bir dost almıştır: yüreğinde yer eden sevgili bir kurbağa'dır bu yeni dost. Dizinin üçüncü kitabı olan Delifişek'te ise Zeze'yi daha da büyümüş bulacaksınız. Yeniyetmelikten çıkmakta, tam bir delikanlı olmaktadır. Yaşamın katı gerçekleriyle yüzyüzedir artık. Haklarını arayan, özgürlüğünü yaratmaya çalışan biridir Zeze.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2015
  • Sayfa Sayısı:
    103
  • ISBN:
    9789755105116
  • Orijinal Adı:
    Doidao
  • Çeviri:
    İnci Kut
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Hüseyin DEMİR 
05 Şub 17:15 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

“Delifişek” Şeker Portakalı kitabının son serisi diyebileceğimiz bir eser. Aslında kitap bende Şeker Portakalından daha derin duygular çağrıştırdı. Çünkü üniversite yıllarımız. Sene 2013… “Çocuk Edebiyatı” diye bir dersimiz var. Bu dersi işleyen hocamızda gayet birikimli bir insandı. Ders içinde Dünya ve Türkiye’de Çocuk edebiyatı üzerine yazılmış en seçkin kitapları okuyor. Bilimsel bir şekilde analiz ediyorduk. Bu incelemeler için sınıf içinde belirli sayıda gruplar oluşturulmuştu. Bizim grubu da Şeker Portakalı serisinin son kitabı olan Delifişek düşmüştü. Bizden iki hafta önce ise başka bir grup Şeker portakalının tanıtımını ve incelemesini yapacaktı.

Tam o günlerde gazetelerde ve internet haber sitelerin de söyle bir haber başlığı gördük. “Şeker Portakalı müstehcen, Fareler ve İnsanlar sakıncalı bulundu!”. Tabi ister istemez şaşardık. Haberin detaylarına baktım. Detayları şöyle idi:
“Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB), 100 Temel Eser listesi içinde yer alan "Şeker Portakalı" kitabını derste ödev olarak okutan bir öğretmene kitabın müstehcen olduğu gerekçesiyle soruşturma açıldı. Öte yandan Fareler ve İnsanlar kitabı da İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından ‘sakıncalı’ bulundu. İstanbul Bahçelievler'deki Behiye Doktor Nevhiz Işıl İlköğretim Okulu'nda görev yapan 7. sınıf Türkçe öğretmenine "Şeker Portakalı" kitabını okuttuğu için soruşturma açıldı. Tüm dünyada çocukların ilgiyle okuduğu Brezilyalı yazar Jose Mauro de Vasconcelos'un Şeker Portakalı kitabı Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) İlköğretim okullarında okutulacak 100 Temel Eseri arasında yer alıyor. 1968 tarihli roman, fakir bir aile çocuğu olan Zeze'nin yaşadıklarını anlatıyor. Nilay Vardar'ın bianet'te yer alan haberine göre, Behiye Doktor Nevhiz Işıl İlköğretim Okulu'ndaki 7. sınıf Türkçe öğretmeni de öğrencilerine performans ödevi olarak bu kitabı okumalarını istedi. Velilerden biri, kitabı okuduğunu ve şok olduğunu belirterek kitabın Türk örf ve ananelerine aykırı içeriğe sahip olduğunu, içinde birçok argo sözcük ve küfür içerdiğini belirterek öğretmen hakkında soruşturma açılmasını istedi. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü de öğretmen hakkında kitabı neden tavsiye ettiği ile ilgili olarak soruşturma açtı. Soruşturma henüz tamamlanmadı.”

Daha sonra bu soruşturmanın akıbeti ne oldu bilmiyorum. Ama konu baya Türkiye’de gündem oldu. İşin en ilginç yanı o günden sonra Şeker Portakalı satışlarının tavan yapmasıydı: D.

Beklenen gün geldi. Arkadaşlarımız Şeker Portakalını tanıtmaya başladı. Aslında çok iyi hazırlık yaptıkları belliyi. Ama onlarda gündeme ayak uydurmuştular. Yasaklanan bir kitap diye söze başladılar. Neden yasaklandığını ve bu kitabın okutulmaması gerektiğini uzun uzun anlattılar.

Hocamızın da onayıyla kitap kendi okuma listemizden çıkartıldı. Üniversitede öğrencilerimize okutmak için bir kitap listesi hazırlamıştık bu derste. Bu sene öğrencilere kitap aldırmak için listeyi tekrar açtım. Gerçekten de o yıllarda kitabın üstüne çizgi atılmış ve kenarına da bir not koymuşlardı: “Sakıncalı”. Biraz hüzün duydum şahsen. O zaman hangi kafaydık anlamaya çalıştım ama bir türlü hatırlayamadım. Sıranın bize geldiği hafta arkadaşlar kendi aralarında ufak bir istişare yapıyorlardı. Ben pek ödev yapmadığım için beni davet etmediler. Sonuçta arkadaşlarım karar vermişlerdi. Kitabı okumaya gerek yok. Sadece bir arkadaşımız içindeki sakıncalı kısımları bulup onları sınıfta açıklayacak ve kısadan ödevi halletmiş olacaktık. Aradan beş yıl geçtikten sonra Delifişek kitabını bu duygular ile açıp okumaya başladım. Özelikle merak ettiğim konu bizim sakıncalı bulduğumuz yerler neresiydi? Kitabı bir kez okuyup iki kez üstünkörü baktım. Fakat bir türlü kitabın hangi kısımlarına sakıncalı dedik bulamadım. Az değil Times New Roman yazı karakteri ve 11 puntoluk harfler ise tamı tamına 3 sayfa sakıncalı kısım bulmuştuk. :D :D

Gel gör ki bugünler de kitabı okuduğumda o 3 sayfayı bir türlü bulamadım. ( Sadece Zeze kardeşimiz biraz içkiye başlamıştı. O kısmı hala çok beğenmedim ve sakıncalı buluyorum. )

Bu duygular içinde kitabı okuyup bitirdim. Kendi listemi düzenledim ve Şeker Portakalını tekrardan okutulacak listesine ekledim.

Kitaba dair yorum yapacak olursam.
Güneşi Uyandıralım kitabı ile sanki Zeze'nin o muhteşem hayal ve sıcak dünyasından uzaklaşmıştık. Delifişek te tekrar Zeze ve onun dünyası ile kavuşmuş gibi hissettim. Zeze kendini burada bildiğimiz Zeze gibi daha çok hissettirdi. Gerçi artık büyümüştü ve eski güzel arkadaşlar birer birer gitmişti. Artık her şey daha gerçekçiydi.

Kitabın bir kötü yanı varsa o da kısa sürmesiydi diyebilirim. Çünkü tam kendinizi kitaba vermeye tam içine dalmaya başlıyorsunuz. Bir bakıyorsunuz ki kitap bitti. Bu yüzden açıkçası kitap böyle yarım kalmış gibi hissetim. Her ne kadar kitap yarım kalmasa da Zeze’nin hayatı yarım kalmış. Yazar ucu açık bırakmış ondan sonrasını. Ben yazarın bir sonla bitireceğini düşünmüş ve bu beklenti içine girmiştim. Sonuçta benim şahsi kanaatime göre bir son olması daha güzel olacaktı.
Sonuç olarak başta söylediğim şeyi tekrar ediyorum. Şeker portakalını beğenip okuyan herkes seriyi bitirmeli. O güzel havaya devam etmeli…

Bu duygular içinde Zeze’ye veda ediyorum. Hayatımda aklımda ve yüreğimde kalan karakter sayısı çok azdır. Bunlar: Piç Vedat, Küçük Kara Balık, Nur Dağındaki Çocuk ve Rodion Romanoviç Raskolnikov. Aramıza hoş geldin Zeze… :)

Adar Zargana 
15 Eki 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Arkadslarim sayfa sayısını hedef gösterek alay konusu yaptılar beni ama bilmiyorlaki içeriginde bazı 700,800 sayfalik kitapta olmayan duygular yüklü oldugunu. velhasıl kitap harikaydı bence şeker portakilinin basarisini bu romanindada yansitmis yazar :)

Sibel Öztürk 
26 Haz 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Okumaya yeni başlıyorum. Şeker Portakalı öyle enfesti ki ikinci kitap olan Güneşi Uyandıralım'da hevesimin düştüğünü itiraf etmeliyim ama seriyi tamamlamak adına bu kitabı okumam gerektiğini düşünüyorum.,

Şeker Portakalı'nın vaad ettiği duygu hiçbir devam kitabında yokmuş maalesef...

Ilayda Caner 
04 Şub 01:59 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · Puan vermedi

Vasconcelos - DELİFİŞEK

Zeze büyümüş.
Şeker Portakalının en güzel, en ulaşılmaz dalında oturan Ze, büyümüş, delikanlı olmuş, yüreğindeki kurbağayı unutmaksızın aşka tutulmuş, Şeker Portakal'ını kesenler ile Şeker Portakal'ının bulunduğu bahçenin olduğu evden taşınmak zorunda kalanlara benzer insanlar da, onu anlamamakta diretmeye devam etmiş; Zeze büyüdükçe, kulaçları da onunla beraber büyümüş,gün daha mı güzel batıyormuş denizin içinde yüzerken, kurbağalı kalp mi daha iyiymiş, bir kadının bulunduğu kalp mi, yoksa kurbağa yaş ilerledikçe vücut mu değiştiriyormuş?
.
Şeker Portakal'ında farklı bir çocuk, Güneş'i Uyandıralım'da farklı bir kalp, Delifişek'te farklı bir delikanlı görüyoruz. Farklı zamanlarda kurbağasıyla birlikte metamorfoz geçirmiş, artık bir fidan dalının sıcaklığını ve koruyuculuğunu değil de, daha fazla deniz, daha fazla aşk arayan bir delikanlıyla karşı karşıyayız.

Fatoş Çetiner 
18 Oca 2016 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Yersiz uzatma olmayan sade bir kitaptı. Şeker Portakalı kadar olmasa da bence en azından ona denkti. Zeze'nin ne kadar sevgiye muhtaç ve kendini bulmaya ihtiyacı olan bir karakter olduğu, bu kitapta da ortaya çıkıyor. Zeze, okuyucuyu yüreğinin karmaşıklığı ile, onu sevsin mi yoksa ona kızsın mı ikilem de bırakıyor. Kitap bittikten sonra Zeze ile ilgili bir kitap daha olsa onu da okurdum dedirtti bana. Birçok not aldığım, çok kolay okunabilen, zaten çok ince bir kitap. Yazar, kesinlikle diğer kitapları da okunmaya değer, sevdiğim yazarlardan biri oldu.

cansel kıraç 
07 Oca 19:07 · Kitabı okudu · 1 günde · 8/10 puan

#kitapyorum


Kahramanımız artık delikanlı genç bir adam olmuş. Yazar çok doğru bir karar ile kitabı çok uzatmadan sonlandırmış. Bu kitapta da değişime tanık oluyoruz. Kahramanımızın içinde ki çocuk halen yaşıyor. Artık kalbin de sevdiği kıza yer veriyor. Hayatın gerçekleriyle karşı karşıya kalıyor. Hepimiz aşk acısının geçmeyeceğini düşünürüz fakat tanrı'nın her şeyi unutturmak için var ettiği zaman bunu da unutturur ;) 3 Kitaplık çok güzel bir yolculuk oldu tavsiye ederim. Bu tür novella kitaplarını seviyorum

Mehmet Kesdal 
 12 Tem 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 6/10 puan

Güzel kitaptı.Zezé kabına sığmayan Zezé sonunda daha geniş bir dünyaya yelken açtı.Coğrafya ve macera tutkusu tam ona göreydi.Teşekkürler José Mauro De Vasconcelos.

Aslıhan Alpaslan 
04 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Zeze delifişek Zeze, yazar öyle güzel anlatmış ki o devreyi hissetmemek mümkün değil, Zeze sevgiye mi muhtaç, Zeze ilgiye mi muhtaç aslında hepsi var fakat o daha bir delifişek ve farkında değil. Keyifli okumalar....

EDA 
18 Mar 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · 8/10 puan

Şeker Portakalı, Güneşi Uyandıralım son olarak da Delifişek küçük bir çocuğun büyüme hikayesi. İlk iki kitap harika olunca insan büyük bir beklentiye giriyor, beklenti yüksek olunca bir anlamı kalmıyor. Ama beklemek güzel bir şey! Diğer kitaplardan elbette farklı olacaktı aynısını beklemek hata. Biraz hüsran yaşadım ama yinede çok sevdim.

Selman Ç. 
28 Şub 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Keyifle bi çırpıda okuyacaksınız ve bu serüven böyle bitmemeliydi diyeceksiniz. Aynı hayat gibi.
Devam etse nasıl olurdu acaba diye düşünmemek elde değil.

2 /

Kitaptan 29 Alıntı

Ayağımıza bir parça çamur bulaşması, günün birinde toprak olacağımızı hatırlatır.

Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 30)Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 30)
Ali Yalçın 
27 Şub 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Korku içindeydim, dünya öyle büyüktü ki... insanoğlunun girebileceği en büyük, en keder dolu yerdi."

Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 85)Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 85)
Yüksel Bulut 
28 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"- Ölünün arkasından böyle konuşma.
- Bu da dayanamadığım bir başka şey. Sırf öldü diye birinin aziz olup çıkması."

Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 29 - Can Yayınevi)Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 29 - Can Yayınevi)
Adar Zargana 
14 Eki 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

- Ölünün arkasıdan böyle konuşma.
+ Bu da benim dayanamadığım başka bir şey. Sırf öldü diye birinin aziz olup çıkması.
- Seninle ne tartışmak istiyorum, ne de kavga etmek.
+ Öyleyse bana bir sigara ver.

Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 29)Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 29)
Mazlum İlhan 
01 Kas 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Her şeyi aynı anda düşünmek, hiçbirine gereken zamanı vermemek, ne kötü bir huydu.

Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Can Yayınevi)Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Can Yayınevi)
ALEYNA YILMAZ 
05 Nis 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Aman Allah'ım, tek bir sözcük, öylesine güzel bir sabahı nasıl da mahvedebiliyordu! Okulun canı cehenneme! Tahta bir sırada oturup bütün ömrünü matematik, din, coğrafya dersi dinlemekle geçirmek budalalıktı...

Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 15)Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 15)
Mehmet Kesdal 
 12 Tem 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 6/10 puan

Zé ağaçta.
Çocukluk! çocukluk, hayatta gördüğüm en talihsiz,en korkakça şey.Benimkini neyle olsa değişirdim.

Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 27 - Can yayınları,mayıs 2010 baskısı.)Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 27 - Can yayınları,mayıs 2010 baskısı.)

Bütün hayatım boyunca böyle olmuştu.
İstediklerim artık onlara sahip olamayacağım bir zamanda karşıma çıkıyordu.

Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 48)Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 48)
Selman Ç. 
28 Şub 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Ben hiçbir şey olmak istemiyorum. Bende serseri ruhu var. Beni sevmek isteyen, olduğum gibi kabul eder."

Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 25 - Can)Delifişek, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 25 - Can)
3 /