Adı:
Delifişek
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
103
ISBN:
9789755105116
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Doidao
Çeviri:
İnci Kut
Yayınevi:
Can Yayınları
Brezilyalı Jose Mauro de Vasconcelos'un, kendi yaşam kesitlerinden yola çıkarak yazdığı Şeker Portakalı'nı, Türkiye'de yediden yetmişe herkes yıllardır severek okuyor. Romanın kahramanı olan küçük Zeze, çocukların olduğu kadar büyüklerin de yüreklerinde yer etmeyi becermiş sevgili bir çocuktur. Şeker Portakalı'nın ikinci bölümü olan Güneşi Uyandıralım'da sevgili Zeze biraz daha büyümüştür. Küçüklüğündeki biricik dostu Şeker Portakalı fidanı yoktur artık. Onun yerini yeni bir dost almıştır: yüreğinde yer eden sevgili bir kurbağa'dır bu yeni dost. Dizinin üçüncü kitabı olan Delifişek'te ise Zeze'yi daha da büyümüş bulacaksınız. Yeniyetmelikten çıkmakta, tam bir delikanlı olmaktadır. Yaşamın katı gerçekleriyle yüzyüzedir artık. Haklarını arayan, özgürlüğünü yaratmaya çalışan biridir Zeze.
(Arka Kapak)
“Delifişek” Şeker Portakalı kitabının son serisi diyebileceğimiz bir eser. Aslında kitap bende Şeker Portakalından daha derin duygular çağrıştırdı. Çünkü üniversite yıllarımız. Sene 2013… “Çocuk Edebiyatı” diye bir dersimiz var. Bu dersi işleyen hocamızda gayet birikimli bir insandı. Ders içinde Dünya ve Türkiye’de Çocuk edebiyatı üzerine yazılmış en seçkin kitapları okuyor. Bilimsel bir şekilde analiz ediyorduk. Bu incelemeler için sınıf içinde belirli sayıda gruplar oluşturulmuştu. Bizim grubu da Şeker Portakalı serisinin son kitabı olan Delifişek düşmüştü. Bizden iki hafta önce ise başka bir grup Şeker portakalının tanıtımını ve incelemesini yapacaktı.

Tam o günlerde gazetelerde ve internet haber sitelerin de söyle bir haber başlığı gördük. “Şeker Portakalı müstehcen, Fareler ve İnsanlar sakıncalı bulundu!”. Tabi ister istemez şaşardık. Haberin detaylarına baktım. Detayları şöyle idi:
“Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB), 100 Temel Eser listesi içinde yer alan "Şeker Portakalı" kitabını derste ödev olarak okutan bir öğretmene kitabın müstehcen olduğu gerekçesiyle soruşturma açıldı. Öte yandan Fareler ve İnsanlar kitabı da İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından ‘sakıncalı’ bulundu. İstanbul Bahçelievler'deki Behiye Doktor Nevhiz Işıl İlköğretim Okulu'nda görev yapan 7. sınıf Türkçe öğretmenine "Şeker Portakalı" kitabını okuttuğu için soruşturma açıldı. Tüm dünyada çocukların ilgiyle okuduğu Brezilyalı yazar Jose Mauro de Vasconcelos'un Şeker Portakalı kitabı Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) İlköğretim okullarında okutulacak 100 Temel Eseri arasında yer alıyor. 1968 tarihli roman, fakir bir aile çocuğu olan Zeze'nin yaşadıklarını anlatıyor. Nilay Vardar'ın bianet'te yer alan haberine göre, Behiye Doktor Nevhiz Işıl İlköğretim Okulu'ndaki 7. sınıf Türkçe öğretmeni de öğrencilerine performans ödevi olarak bu kitabı okumalarını istedi. Velilerden biri, kitabı okuduğunu ve şok olduğunu belirterek kitabın Türk örf ve ananelerine aykırı içeriğe sahip olduğunu, içinde birçok argo sözcük ve küfür içerdiğini belirterek öğretmen hakkında soruşturma açılmasını istedi. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü de öğretmen hakkında kitabı neden tavsiye ettiği ile ilgili olarak soruşturma açtı. Soruşturma henüz tamamlanmadı.”

Daha sonra bu soruşturmanın akıbeti ne oldu bilmiyorum. Ama konu baya Türkiye’de gündem oldu. İşin en ilginç yanı o günden sonra Şeker Portakalı satışlarının tavan yapmasıydı: D.

Beklenen gün geldi. Arkadaşlarımız Şeker Portakalını tanıtmaya başladı. Aslında çok iyi hazırlık yaptıkları belliyi. Ama onlarda gündeme ayak uydurmuştular. Yasaklanan bir kitap diye söze başladılar. Neden yasaklandığını ve bu kitabın okutulmaması gerektiğini uzun uzun anlattılar.

Hocamızın da onayıyla kitap kendi okuma listemizden çıkartıldı. Üniversitede öğrencilerimize okutmak için bir kitap listesi hazırlamıştık bu derste. Bu sene öğrencilere kitap aldırmak için listeyi tekrar açtım. Gerçekten de o yıllarda kitabın üstüne çizgi atılmış ve kenarına da bir not koymuşlardı: “Sakıncalı”. Biraz hüzün duydum şahsen. O zaman hangi kafaydık anlamaya çalıştım ama bir türlü hatırlayamadım. Sıranın bize geldiği hafta arkadaşlar kendi aralarında ufak bir istişare yapıyorlardı. Ben pek ödev yapmadığım için beni davet etmediler. Sonuçta arkadaşlarım karar vermişlerdi. Kitabı okumaya gerek yok. Sadece bir arkadaşımız içindeki sakıncalı kısımları bulup onları sınıfta açıklayacak ve kısadan ödevi halletmiş olacaktık. Aradan beş yıl geçtikten sonra Delifişek kitabını bu duygular ile açıp okumaya başladım. Özelikle merak ettiğim konu bizim sakıncalı bulduğumuz yerler neresiydi? Kitabı bir kez okuyup iki kez üstünkörü baktım. Fakat bir türlü kitabın hangi kısımlarına sakıncalı dedik bulamadım. Az değil Times New Roman yazı karakteri ve 11 puntoluk harfler ise tamı tamına 3 sayfa sakıncalı kısım bulmuştuk. :D :D

Gel gör ki bugünler de kitabı okuduğumda o 3 sayfayı bir türlü bulamadım. ( Sadece Zeze kardeşimiz biraz içkiye başlamıştı. O kısmı hala çok beğenmedim ve sakıncalı buluyorum. )

Bu duygular içinde kitabı okuyup bitirdim. Kendi listemi düzenledim ve Şeker Portakalını tekrardan okutulacak listesine ekledim.

Kitaba dair yorum yapacak olursam.
Güneşi Uyandıralım kitabı ile sanki Zeze'nin o muhteşem hayal ve sıcak dünyasından uzaklaşmıştık. Delifişek te tekrar Zeze ve onun dünyası ile kavuşmuş gibi hissettim. Zeze kendini burada bildiğimiz Zeze gibi daha çok hissettirdi. Gerçi artık büyümüştü ve eski güzel arkadaşlar birer birer gitmişti. Artık her şey daha gerçekçiydi.

Kitabın bir kötü yanı varsa o da kısa sürmesiydi diyebilirim. Çünkü tam kendinizi kitaba vermeye tam içine dalmaya başlıyorsunuz. Bir bakıyorsunuz ki kitap bitti. Bu yüzden açıkçası kitap böyle yarım kalmış gibi hissetim. Her ne kadar kitap yarım kalmasa da Zeze’nin hayatı yarım kalmış. Yazar ucu açık bırakmış ondan sonrasını. Ben yazarın bir sonla bitireceğini düşünmüş ve bu beklenti içine girmiştim. Sonuçta benim şahsi kanaatime göre bir son olması daha güzel olacaktı.
Sonuç olarak başta söylediğim şeyi tekrar ediyorum. Şeker portakalını beğenip okuyan herkes seriyi bitirmeli. O güzel havaya devam etmeli…

Bu duygular içinde Zeze’ye veda ediyorum. Hayatımda aklımda ve yüreğimde kalan karakter sayısı çok azdır. Bunlar: Piç Vedat, Küçük Kara Balık, Nur Dağındaki Çocuk ve Rodion Romanoviç Raskolnikov. Aramıza hoş geldin Zeze… :)
Ah, Zeze... Senin o minik kalbin ne kadar da çabuk büyüdü...
Bu sefer, kitap kısa olmasına rağmen bir o kadar dokunaklı idi. Kısa olduğu için yavaş okumaya çalıştım, çünkü kitabın bitmesini istemiyordum. Kitap, Zeze nin gençliğine bizi misafir ediyor. Her bir satırda, daha da gelişiyor, daha da kapsıyor olayı. Her kitapta olduğu gibi, bu kitabın da bitmesine üzüldüm. Ama bir başka üzüntüydü bu seferki...

Benzer kitaplar

Güneşi Uyandıralım kitabının devamı olan "Delifişek" Zezé burda büyük bir adam olup aşkını buluyor. Ama her aşkın da bir engeli vardır. Babası ondan sevdiği kızla olan ilişkisini kapatmasını istiyor ama bizim Zezé aşık olmuş bir kere... kitabı çok beğendim. Bu seriyi böyle devam etmeliydi. Bitmesini istemiyordum. Ama devamını istiyorum çünkü çok beğendim Size de tavsiye ediyorum eminim ki 'José MauroDe Vasconcedlos' kitaplarından 'Şeker Portakalı'ndan' başlar seriyi bitirene kadar sıkılmadan okursunuz hoş ça kalın.....
Zeze'nin son serüveni kısa ve özdü.Aşık, tutkulu kararlı ve özgür zeze... Keyifle okudum... Zeze son macerasından ilkinde olduğu kadar iz bıraktı.
Arkadslarim sayfa sayısını hedef gösterek alay konusu yaptılar beni ama bilmiyorlaki içeriginde bazı 700,800 sayfalik kitapta olmayan duygular yüklü oldugunu. velhasıl kitap harikaydı bence şeker portakilinin basarisini bu romanindada yansitmis yazar :)
Şeker Portakalı kitabıyla başlayan o muhteşem karakter küçük çocuk Zezé bu kitapta gençlik yıllarında. Babasının hastalığı ve paylaştıkları sırları, babasının aslında kendisini sevdiğini hissetmesi güzel bir duygu. Üniversiteyi bırakıp bir miktar ihtiyaçlarını giderecek bir iş bulması ve Sevgilisi Silvia'yı tanıyıp birbirlerine aşık olmaları. Serinin diğer kitapları gibi bu da eşsiz bir içerik barındırıyor. Yazar öyle dokunaklı yazmış ki Zezé sanki kendimiz, en yakın arkadaşımız, oğlumuz gibi hissettiriyor. Kitap sonunda hayallerini gerçekleştirmek için kanatlanıp uçan bir genci görüyoruz.
Ve uzun süredir bana eşlik eden yol arkadaşım Zezeye veda etmiş bulunuyorum.İçim haliyle biraz buruk.Şeker portakalıyla tanıştım kendisiyle. O çocuksu hayal gücü beni büyüledi. Kitap gerçekçi çocuk kitabı katogorisinde degerlendirilebilecek bir kitap. Birinci kitabından hemen sonra yollarımız Güneşi uyandiralımla kesişti,bu sefer yanına benimle tanıştırmak için Adamı ve Mauriceyi almıştı ikisini de çok sevdim. Kitabı okurken aslında benimde kalbimde bir Adam taşıdığımı anladim ancak benim ki fazlasıyla tembel bu yüzden ara sıra konuşuyoruz ve dedikleri çoğu zaman çıkıyor. Farklı bir bakış açısı getirmiş 2.kitap hele Güneşi uyandiralım sözcüğüne hepimizin ihtiyacı var. Hele böylesine gittikçe kötüleşen dünyada umutlarımızı korumak taze ve sıcak tutmak bu kadar zorken. İkinci kitapta Zeze acılara alışmayı onlarla baş etmeyi ve kendini keşfetmeyi öğreniyor sizde onunla birlikte kendi içinizin derinliklerini keşfediyorsunuz.Gelelim son kitap Delifisek'e diğer 2 kitaba göre fazlasıyla ince olan kitabı iki günde bitirdim.Bu kitapta Zeze artık olgunlaşıyor ve bu kitapta hayal gücüne hayran kaldığım çoğu abartmalarına alkış tuttuğum karakterin aslında Bipolar rahatsızlığı olan kişiyi temsil ettiğini fark edince şaşkınlığa uğradım bu benim kendime ait düşüncem ama 3 kitapta da parçaları birleştirince aksini düşünmem mümkün olmuyor. Unutamayacağım kitaplar listesine 3 yeni kitap daha eklemiş bulunuyorum.Okumayı düşünen arkadaşlara tavsiye ederim.Umarım kalbimizde ki adam hiç gitmez ve biz her zaman güneşi uyandırabilecek gücü kendimizde bulabiliriz..Şimdiden keyifli okumalar dilerim :)
Şeker Portakalı serisinin son kitabı. Zeze büyüyor. İlk kitaptan sonra Güneşi Uyandıralım ve Delifişek az sönük kalıyor fakat okumaya değer.
Zee büyüdü aşık oldu babasıyla arası düzelmişken serseriliğini gösterip coğrafyayı keşif etmeye gitti ne yapacaksa gezip daha yeni yeni babasıyla zaman geçirmeye başladı.

3 kitapta Zeze ile büyüdük ve sevginin kıymetini çocuklara verilmesi gereken ilgiyi Zezenin hayatıyla gördük tadı damağımda kaldı doğrusu seni unutmayacağım ZEEE
Vasconcelos - DELİFİŞEK

Zeze büyümüş.
Şeker Portakalının en güzel, en ulaşılmaz dalında oturan Ze, büyümüş, delikanlı olmuş, yüreğindeki kurbağayı unutmaksızın aşka tutulmuş, Şeker Portakal'ını kesenler ile Şeker Portakal'ının bulunduğu bahçenin olduğu evden taşınmak zorunda kalanlara benzer insanlar da, onu anlamamakta diretmeye devam etmiş; Zeze büyüdükçe, kulaçları da onunla beraber büyümüş,gün daha mı güzel batıyormuş denizin içinde yüzerken, kurbağalı kalp mi daha iyiymiş, bir kadının bulunduğu kalp mi, yoksa kurbağa yaş ilerledikçe vücut mu değiştiriyormuş?
.
Şeker Portakal'ında farklı bir çocuk, Güneş'i Uyandıralım'da farklı bir kalp, Delifişek'te farklı bir delikanlı görüyoruz. Farklı zamanlarda kurbağasıyla birlikte metamorfoz geçirmiş, artık bir fidan dalının sıcaklığını ve koruyuculuğunu değil de, daha fazla deniz, daha fazla aşk arayan bir delikanlıyla karşı karşıyayız.
Okumaya yeni başlıyorum. Şeker Portakalı öyle enfesti ki ikinci kitap olan Güneşi Uyandıralım'da hevesimin düştüğünü itiraf etmeliyim ama seriyi tamamlamak adına bu kitabı okumam gerektiğini düşünüyorum.,

Şeker Portakalı'nın vaad ettiği duygu hiçbir devam kitabında yokmuş maalesef...
Şeker Portakalı, Güneşi Uyandıralım derken zezeyi büyüttük. Artık bir genç oldu bu kitapla birlikte. Yazar istese bu seriyi devam ettirebilirmiş ama hikayeyi gençlik döneminde bırakmış.
Ayağımıza bir parça çamur bulaşması, günün birinde toprak olacağımızı hatırlatır.
"- Ölünün arkasından böyle konuşma.
- Bu da dayanamadığım bir başka şey. Sırf öldü diye birinin aziz olup çıkması."
José Mauro De Vasconcelos
Sayfa 29 - Can Yayınevi
"Korku içindeydim, dünya öyle büyüktü ki... insanoğlunun girebileceği en büyük, en keder dolu yerdi."
Ertesi gün soğuk bir banyo yapıyor, rahatlayıp eskisi gibi güler yüzlü oluyordu. Bir gece önce neler geçirdiğini kimse tahmin edemezdi.
José Mauro De Vasconcelos
Sayfa 62 - Can Yayınları
"Ayağımıza bir parça çamur bulaşması günün birinde toprak olacağımızı hatırlatır"

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Delifişek
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
103
ISBN:
9789755105116
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Doidao
Çeviri:
İnci Kut
Yayınevi:
Can Yayınları
Brezilyalı Jose Mauro de Vasconcelos'un, kendi yaşam kesitlerinden yola çıkarak yazdığı Şeker Portakalı'nı, Türkiye'de yediden yetmişe herkes yıllardır severek okuyor. Romanın kahramanı olan küçük Zeze, çocukların olduğu kadar büyüklerin de yüreklerinde yer etmeyi becermiş sevgili bir çocuktur. Şeker Portakalı'nın ikinci bölümü olan Güneşi Uyandıralım'da sevgili Zeze biraz daha büyümüştür. Küçüklüğündeki biricik dostu Şeker Portakalı fidanı yoktur artık. Onun yerini yeni bir dost almıştır: yüreğinde yer eden sevgili bir kurbağa'dır bu yeni dost. Dizinin üçüncü kitabı olan Delifişek'te ise Zeze'yi daha da büyümüş bulacaksınız. Yeniyetmelikten çıkmakta, tam bir delikanlı olmaktadır. Yaşamın katı gerçekleriyle yüzyüzedir artık. Haklarını arayan, özgürlüğünü yaratmaya çalışan biridir Zeze.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 1.537 okur

  • Berkay Tan
  • İremnur Ünal
  • smr
  • Nurdan Yangın
  • Esmerayy
  • irem
  • Esra BÜLGEN
  • Eslem
  • Elif ÖNGÜN
  • BilgeSevgi

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.7
14-17 Yaş
%10.2
18-24 Yaş
%26.8
25-34 Yaş
%33.8
35-44 Yaş
%16.7
45-54 Yaş
%4.3
55-64 Yaş
%0.4
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%75.6
Erkek
%24.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23 (101)
9
%18.9 (83)
8
%25 (110)
7
%18.4 (81)
6
%7.5 (33)
5
%3.6 (16)
4
%2 (9)
3
%0.7 (3)
2
%0.9 (4)
1
%0

Kitabın sıralamaları