·48 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Ocak 2021 22:00 Ne kadar özel bir kitaptin sen!
Okuma alışkanlığımı yeni yeni kazandığım şu dönemlerde, kitaplara vakıf olduğumu soyleyemeyecegim, hatta varlığından Dostoyevski'nin "Hepimiz Gogol'un Paltosundan geliyoruz" sözüyle haberdar olduğum bir eserdi kendisi. Öncelikle kısa olması beni kendine çeken etkenlerden oldu çünkü bu durumu kitaplarin dünyasına iyice dalmadan once herkes yaşamıştır ki yeni yeni kitaplarla haşır neşir olduğunda biraz şımarık olur okuyucu. Güzel birçok kitaptan kalınlığı korkusuyla uzaklasir, kim bilir ne kadar derin manalarin ve hikayelerin saklı olduğu yazıları kaçırır ama "ben daha acemiyim" bahanesiyle daha hafif ve okumaya alıştıracak kitaplara kaymasi su götürmez bir gerçektir. Hem Dostoyevski'nin sözüne karşı merakım hem de inceligi ile icine girdiğim ve son sayfalarda keşke bitmeseydi dedigim bir eserdi palto. Dunya duzenindeki adaletsizligi, kendi halinde yaşayan "pasif" denebilecek insanlarin nasil da gormezden gelindigi, küçük şeylerle mutlu olabilen insanlara o mutluluğun bile kimi zaman çok görüldüğü, suan burun kivirdigimiz birçok şeye sahip olmanin bazi insanlari hayatta tutan yegane kaynak, belki de bir an icin bile olsa kendilerini özel hissedip hayata daha farkli baktiklari o güzellik öyle naif anlatılmıştı ve burda sayamadığım oyle anlamlı mesajlar verilmişti ki bu kadar kısa bir eserin bana bu kadar tesir edip aradan birkaç gün geçtiği halde kitabi düşüneceğimi sanmazdim. Güzel bir klasik okumak isteyen fakat benim gibi bu maceralara yeni yeni atilip elini korkak alistiranlara şiddetle öneriyorum zira ben oldukça geç kaldım. Bunun dışında akıcı anlatımı, yazarin tatli bir şekilde ara ara olaylara müdahale etmesi ve "az ama öz" lafının vücut bulmus hali olmasi nedeniyle hala okumayan varsa ısrarla önerdiğim, hayatlarında geçirecekleri en dolu bir saatlerinden biri olacagini temin ettigim bir eser.