Gönderi

9/10
·382 syf.··
2021 1. kitabı
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın sanıyorum en bilinen kitabıdır. Okumadan önce isminden yaptığım çıkarımlara içerik ve konu olarak ters düştü. Kitabı ve karakterleri, kurguyu, konuyu, laf aralarında hayat dersi niteliğinde olan lafların da altlarını çizdim. Klasik sayılmanın hakkını veren bir kitap. -SPOILER- İsmini duyunca böyle bir kurumdan ziyade daha okul tarzında bir mekan diye düşünmüştüm. Başlamadan önce içini rastgele açıp Hayri, Pakize, Zehra gibi isimleri görünce "Bunlar öğrencilerdir herhalde, bir tane de öğretmenleri vardır, zamanın değerini anlatır." gibisinden düşünmüştüm, yanılmışım. İsmini kitaba veren kuruluştan çok Hayri İrdal'ın hayatını anlatıyor. Çocukluğu, gençliği, yetişkinliği derken aslında tükenmiş bir adamın hayatı deneyimlemesini ve etrafında gerçekleşen olaylara karşı kendi adına anlamsız bulduğu ve buna bağlı olarak verdiği tepkileri okuyoruz. Kendi hitap şekliyle "Aziz Velinimeti" Halit Ayarcı onu "gayrimemnun" sıfatıyla olabilecek en kısa ve öz biçimde anlatıyor zaten. Bu nokta atışı tespitiyle tüm kitap boyunca etrafında yaşanan olaylara bir kulp bulmayı başaran, insanların sevdiği ve tasvip ettiği meşgalelere kusurluymuş gibi bakan bu adamı yeniden bize anlatıyor. Eserin neredeyse tamamında Hayri İrdal'ın bazı sıkıntılı yanları olduğunu küçük küçük anlıyoruz.Baldızları ve karısı Pakize'nin yaptığı her bir şeyi bazen dışa vurarak, ancak çoğunlukla içinden eleştiriyor. Kendi çalıştığı SAE'yi dahi saçma ve lüzumsuz buluyor. Toplumun ve insanların yaşanmışlıklarını her daim dışarıdan bir hayalet gibi izleyip anlamlandırmaya çalışıyor ama hiç tam anlamıyla başaramıyor. Bunu belki de geçmişinde yaşadığı psikolojik sorunlara ve hatta bunlar yüzünden aldığı psikanaliz tedavisine de bağlayabiliriz. Psikanaliz demişken Doktor Ramiz kişiliğinden bahsetmeden olmaz. Avrupa ülkelerinde eğitim görmüş, Freud ile anılan Psikanaliz dalında aldığı diplomayla ve tabii olarak heyecanla yurda dönmüştür ancak hevesinin söndüğüne şüphe yok. Kendisine hasta dahi verilmemesi ve hatta çalıştığı alanın küçümsenmesi, günümüzde hâlen psikologlara "deli doktoru" olarak bakılan ülkemizde özellikle kitabın geçtiği dönemde yeni ve farklı bir alana olan toplum görüşünü çok iyi yansıtıyor. Zaten kitap tam anlamıyla bir toplum aynası. Her çeşitten insan var ve okurken bugünden, tanıdıklarımızdan bazı parçalar görmek mümkün. Bunlardan üstünde en çok durulabilecek olanı Halit Ayarcı elbette. Eski devlet çalışanı ve ismi bile ortamda bıraktığı etkiyle ağırlığını hissettiriyor. Her insanda bir marifet olduğuna inanan ve onları bulup ortaya çıkaran bir insan. Yoktan uluslararası bir kurum oluşturan Halit Ayarcı baş karakterimiz Hayri İrdal'ı da olduğu çukurdan çıkartıp üstünü silkeleyip yeniden hayatın içine sokmayı ihmal etmiyor. Onun dışında saate ve zamana felsefeyle bakan Nuri Efendi, sevdiği insanlara fazla sevgi gösterdiği yüzünden yalnız kalan Abdüsselam Bey, çalıştığı yeni dairede olan rahatlığa kendi bile inanamayan Derviş Efendi ve çok daha fazlası. Bazen hem üzen, hem güldüren; yıllar geçse dahi eskimeyen ve eskimeyecek harika bir kitap.
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202352,9bin okunma
·
14 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.