·544 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Ocak 2021 15:30 Bülbül, benim Kristin Hannah ile tanışma kitabım oldu ve neden daha önce tanışmamışız ki dedim. Yazarın kaleminin başarısını tartışılmaz buluyorum. Büyülemek için çabalamıyor ama siz yine de büyüleniyorsunuz. Abartısız bir anlatım ile ancak bu kadar yoğun duygular yaşatılabilirdi.
Kitabın konusu ilk okunduğunda çok ilgi çekici durmuyor olabilir. İkinci Dünya Savaşı teması kullanılarak o kadar çok kitap, film yazıldı çizildi ki bıkmış bile olabilirsiniz ama Bülbül'e bir şans vermeden geçmeyin derim.
Kitabı size ballandıra ballandıra anlatmak istiyorum ama spoiler vereceğim için yapamıyorum. O kadar çok fazla şey yüreğime dokundu ki. Viann'ı okurken anne olmanın ne demek olduğunu gördüm. Bir annenin ruhu acı içinde kıvranırken çocukları için çığlıklarını nasıl içine gömdüğünü gördüm.
Isabelle'i okurken özgürlük için insanların nasıl riskler alabileceğini, cesur sıfatının nasıl taşınması gerektiğini gördüm. Yine de bazı noktalarda İsabelle'e kızdım. Düşüncesizce davrandığını düşündüm. Kendi hayatını riske atmasına saygı duydum ama ailesinin hayatını hiç düşünmeden riske atmasını kabul edemedim.
Hikaye hem içler acısı şeylerin hemde helal olsun dedirtecek şeylerin bütünüydü diyebilirim. Birçok yerde gözüm dolmuşken son on iki sayfasında dayanamayıp ağlamaya başladım ve İsabelle'e duyduğum öfke anlamsız bir hal almaya başladı.
Kitabı inanılmaz beğendim. Okuyup beğenmeyecek birinin olduğunu düşünmüyorum.