Feride'nin Kâmran'a olan aşkı bir sarı çiçeğin varlığı ile ağır darbe alır ve Çalıkuşu yüreğini sürgüne yollayıp kendini Anadolu'nun en ücra köşelerine atar. Feride sefil ve fakir Anadolu'yu gezerken güzelliğinin sıkıntısını bulunduğu her yerde çeker. Gülbeşeker, İpekböceği... Bu lakapların hepsi Feride'dir. Güzellik başa beladır derler ya. Feride'nin de asıl belası budur. Gittiği her yerde gerçeği yansıtmayan dedikodu ve iftiralara maruz kalır. Hayrullah Bey Çalıkuşu'nu bu büyük tehlikeden kurtararak onunla evlenir. Hayrullah Bey'in romandaki yeri büyüktür. Feride'yi bağnaz ve cahil Anadolu halkının dilinden kurtarması mı desek, Kâmran ile barışmasına vesile olması mı... Feride'nin Kâmran'a duyduğu nefret ile doğan Anadolu macerası Kâmran'a geri dönüş ile biter. Feride'nin kalbinde derin bir yara olarak kalan bu aşk tohumu Tekirdağ'da yeniden filizlenir ve gönül gerçek sahibini bulur.