Kitabı bitirdikten sonra kafam da bir sürü sorular belirlendi.Neden böyle içerikli bir kitap?Bu kadar rahatsız edici,insan olmaktan utandıran ,her insanı artık sorgulama zorunda bıraktıran insanları acaba kafalarından neler geçiyor diye düşündüren bir kitaptı.Yazarımız burada acaba toplumun aynası olup at gözlüklerimizi takıp görmekten kaçtığımız iğrenç şeyleri mi gösteriyordu bize?İlk sayfaları okurken bu ne cidden bu nasıl bir kalem diye düşündüm.Hatta bir ara kitabı yarım bıraktım.Sonra bir gerçekle karşılaştım dünyada Zebercet gibileri yok muydu?Her gün haberlerde orada burada duyduğumuz hayvana eziyet eden öldüren,kadını aşağılayan lanet egolarını tatmin etmek için kadınlara bir hiçmiş gibi davranan erkekler yok muydu?Haberlerde gördüğümüz an bile psikolojik olarak rahatsız hissedip değiştirdiğimiz o haberler o olayların hepsi Zebercet karakterinde toplanmıştı.Ben Zebercet’i hiç sevmedim.İlk başta yazar neden böyle bir şey yazmış derken sonra yazarın bana sonuna kadar hissettirdiği o tiksinme Zebercet ve onun gibilerine olan kişilere olan öfkemi sinirimi bu kadar bana güzel aktarabilmesine şaşırdım.Demek ki yazarın amacı buymuş dedim.Evet,kitabın içeriği çok rahatsız edici her sayfasında muhakkak ki bir müstehcen olaylar var.Ama karakterimiz bu yazarın bize aktarmak istediği bu “Bakın dünyada Zebercet gibileri de var siz görmezden gelip kaçmak istesenizde ben her satırımda Zebercet gibilerinin kafasının içini size göstereceğim” demiş gibi.Kitap hakkındaki düşünceler ikiye ayrılmış.Okurken rahatsız oldum diyenlerin sebebi kalplerin ve zihinlerinin temiz olmasından dolayı ben de aynı hisleri yaşadım çünkü o yüzden kesin okumalısınız diyemem psikolojik olarak zorlayan bir kitap öte taraftan yazılanlar gerçek psikolojik olarak incelemek anlamak isteyen insanlar okuyabilir.Psikolojik olarak daha hassas olanlar okumasınlar.