Kitap hakkında ne yazsam sığ kalır. Çok yönlü bir kitap; içeriğinde felsefe, dram, teoloji, psikoloji ve kasvet var. Kitabın ana teması cinayet fakat Dostoyevski, insan psikolojisinin değişkenliğini, yaşadığı içsel gerilimlerin sonuçlarını hemen her karakterin kendine has dünyasını okura sunuyor. Her karakter farklı bir ahlaki sınıfı temsil ediyor. Her birinden çıkarılacak ödevler var.
Hristiyan terminolojisi kitapta baştan sona hakim. Sanki bazı karakterlerde Dostoyevski kendi kişiliğinden, kendi düşünce ikliminden kesitler yansıtmış. Dimitri, İvan, Aleksey ile sefil ve haz düşkünü babaları Fyodor Pavloviç Karamazov'un aralarındaki ilişkiler, bilindik baba-oğul ilişkilerini çok ötesinde; tiksinme, kıskançlık hatta düşmanlık barındırıyor. Fakat diğer yan karakterleriyle birlikte, romanın kurgusal mükemmelliğinin dışında dini-felsefi-ahlaki tartışmalar tek kelime ile müthişti. "İsyan" bölümünde İvan'ın Hristiyanlığa eleştirileri, başka bir bölümde "Şeytan" ile yaptığı tartışma ki, aslında kendi ile çatışması nefisti.
Rahiplerin dini tahrif ederek elde ettikleri iktidar ve imtiyazlarını korumasına eleştiri olan "Büyük Engisizyoncu" bölümü tam bir başyapıttı. Dediğim gibi Dostoyevski kendini, iç çatışmalarını da yazmış. Aleksey ve Rahip Zosima ile inancı, erdemliliği çizmiş. İvan ve Mitya ile şüpheciliğini ve bazen inkarcılığını yansıtmış. Yazar hakkında az çok bilgisi olan ve bir kaç eserini bilenler, Karamazov Kardeşleri okurken ne demek istediğimi çok iyi anlayacaklardır.
Kitap tam bir başyapıt, yazarın üretkenliğinin, dehasının zirvesi, benimde okuduğum en iyi kitabıydı. Okul gibi kitap. Psikoloji ile ilgilenen insanlar için velinimet hatta hukuk ile ilgilenenlerin mutlaka okuması lazım. Sosyoloji severlere de tavsiyemdir. Çünkü yazar Karamazovluk sıfatını yani