Puan vermedi·68 syf.··Beğendi
· Bir kadının kendini tanımaya başladığı yaşlardan itibaren, bir adama karşı oluşmaya başlayan tutkusunu, aşkını, hayranlığını, mektup üzerinden anlatan bir eserdir. Bu duygular öyle derin öyle çaresiz bir şekilde anlatılıyor ki kendinizi kadının yerine koymadan edemiyorsunuz.
Stefan Zweig'ın bu tarz bir konuyu bir kadının bakışından anlatması bana göre artı bir durum. Başka eserlerinde de kadınların iç dünyasına yönelik anlatımlarını da zaten görebiliyoruz.
Geçmişten günümüze kadın şairlerin, ressamların, yazarların....vb erkekler kadar fazla olmamasının nedeni kadınlar üzerinde her daim toplumsal, kültürel baskıların yer almasıydı. Kadınların iç dünyaları merak edilmiyor, baskılanıyordu. O yıllarda yaşayan Zweig'in ise kadınların iç dünyasına dair bu eserleri yazması gerçekten takdir edilecek bir durumdur.