Yeraltı Edebiyatından hoşlanıyorsanız ve yasaklı kitaplarda mutlaka saklı bir hazine olduğunu düşünüyorsanız okumayı başarabilirsiniz.
Ancak başlamadan şunu kabullenmekte fayda var; insan doğasının her şeyden bağımsız ve her şeye açık olduğu:
Ensest ilişki, tecavüz, cinayetler...bunlar aslında her insanın doğasında var olan; ancak vicdan, ahlak, utanç, erdem, din gibi saplantılar nedeniyle engellenmeye, sınırlanmaya çalışılan 'doğal' içgüdüler.
Bu cümle ağır geliyorsa hiç başlamayın; aksi halde "yeter artık" diyerek kitabı fırlatabilirsiniz benim gibi. Tamamen okuyabilmek için ne yeterli olur diye düşünüyorum; özgüven mi, önyargılardan arınmak mı...Ben ancak üçüncü denememde tamamen okumayı başarabildim ve tüm bunlara rağmen iyi ki okumuşum dedim.
Malum, kitap otobiyografik özellikler taşıdığından, samimiyeti tartışılmasa da edebi dili tartışılır. Üslup akıcı ve akılcı; uzaklara dalıp satır aralarında derinlik aramanıza gerek kalmıyor, yazar zaten tetiği çeker gibi okuyucuyu kurşuna dizercesine oldukça keskin, apaçık ve sert bir dil kullanmış ki bana göre kullandığı dil ve tavrı, içerikteki müstehcenliğe kıyasla okuyucuyu daha fazla zorlayan bir etken.
Özellikle Amerikan rüyası ve kapitalizme yönelik olağanüstü mükemmel eleştiriler ve tespitler var, bunları yakalamak için bile okumaya değer.
Bu döngüye; insanın tek bir dürtüsünün üzerinde durarak karşı çıkması da bir noktaya kadar kabulüm, yazarın bu kadar saldırgan, uzlaşmadan uzak ve kışkırtıcı tutumu olmasaydı keşke...Ama bana kendini sevdirmeyi başardı diyebilirim, belki bu kitabında üslubuna alışmış olduğumdan, Yengeç Dönencesi ve Uykusuzluk adlı kitaplarını çok çok severek okudum.
Umarım siz eserin içeriğini, aykırı bölümlerden arındırıp daha objektif kalarak yakalayabilirsiniz, sabrederseniz ve şans verirseniz umduğunuzdan fazlasını bulabileceğiniz bir yazar.
Keyifli okumalar