9/10
·375 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2020 11:27
UÇURTMA AVCISI- KHALED HOSSEİNİ "Mutlu son diye bir şey var mı? Her şey bir yana hayat bir Hint filmi değil. Afganların en sık yinelediği deyiştir: Zendagi migzara. Hayat devam ediyor."🕊 Afganistan Kabil doğumlu Amerika'da ikamet eden Khaled Hosseini'nin romanıdır. Kitap adını Afganistan'da her yıl düzenlenen uçurtma şenliğinden alır.  Kitabın ilk başları belki karışık veya sıkıcı gelebilir ama sayfaları çevirdikçe yazarın ne demek istediğini daha iyi anlıyoruz. Roman başkahramanları Emir, Hasan (Aynı zamanda ... Merak edin) ve Babadır. İhanetin ve sadakatin bedellerini, babalarının oğullarıyla ilişkilerini ve babaların çocuklar üzerindeki etkilerini sanki bir film izliyormuşsun gibi anlatıyor. Sevgi, dostluk, yalan, ırkçılık ve fedakarlıklarla dolu... Aynı zamanda Afganistan topraklarının yok oluşunu gözler önüne seren savaşın izlerini görüyoruz. Gözlerimiz çoğu yerde doluyor. Sohrab'ın yaşadıkları, babanın Emir'e karşı davranışları, Hasan her zaman Emir'in yanında olup onu koruması ama Emir'in bunu yapmaması. "...Ve ansızın, Hasan kulağıma fısıldadı: Senin için, bin tane olsa yakalarım. -Hasan, tavşandudaklı uçurtma avcısı." Ve babanın yaşadıkları.. Belki de içinde fırtınalar kopuyordu ama bir şey anlatamıyordu."...Sonra babam eşikte göründü; yüzünde bir şey vardı. Hemen tanıyamadığım, çünkü daha önce hiç görmediğim bir şey: korku." Zaman da sular gibi akıp gidiyordu. Yaşanılan olaylar karşısında bazen elin kolun bağlı oturuyoruz sadece izliyoruz. Telafi edemiyoruz geçmişte yaptığımız hataları. İşte baba da edemiyordu sadece geçmişe göre iyi biri olabiliyordu. Yeniden iyi biri olmak mümkün mü ? Yaptığımız hatayı anlarsak ve tekrar yapmazsak bence mümkün. "Gel. Yeniden iyi biri olmak mümkündür, demişti Rahim Han tam telefonu kapatırken. Öylesine söyleyivermişti; son anda aklına gelmiş gibi. Yeniden iyi biri olmak." O topraklarda halka yapılan zulümler. İnsanları diri diri toprağa koymaları ve sonrada taşlamaları. Kitapta arkadaş kavramı öyle bir ele alınmış ki galiba okumadan anlayamayız. Bir arkadaşlık, bu kadar samimi, sıcak ve masum olabilir mi? Her şeye rağmen birbirlerini bağışlamaları, affetmeleri. Gerçek dostlukta bu değil midir? Kimimizin hayatı hırçın sular gibi, kimimizin hayatı dingin bir deniz gibi, kimimiz günleri hastanede en sevdiğini veya hiç tanımadığı birini beklemekte, kimimiz yardıma muhtaç, kimimiz daha küçükken bombaların altına uyanır ve can derdine tıpkı yazarımız ve Afganistanda ki çocuklar gibi. "Afganistan'da çocuk çok ama çocukluk yok." Belki de bundan daha güzel betimleme yapılamazdı Afganistan için. Kitap bitmişti ama tesiri halâ devam ediyordu. Kendi dünyam da hissizleşmiştim tek kelimeyle. Taş gibi donup kalmıştım. Derin bir sesizlik. Emir'in tercih ettiği, Hasan'ın sustuğu ve pek çok kadının içten haykırışı gibi. Şiddetle tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar :) "Yaşamımda öyle çok iyilikle karşılaşmıştım ki ve mutlulukla... Bunları hak edip etmediğimi merak ediyordum."
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,3bin okunma
·
21 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.