·208 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Ocak 2021 12:54 Elimde bir kitap varken ve onu okuyorken kitabın içinde yer alan ve işleri kitap yakmak olan ayrıca bundan hoşnut olup zevk alan itfayeciler bende birçok duygunun oluşmasına neden oldu. Şiirler yasaktı çünkü aşk gibi saçma şeyler insanları uzmekten ve aglatmaktan başka bir şey yapamazlardı. Romanlar yasaktı çünkü insanların düşünmesine neden oluyorlardı. Zaten düşünecek ne vardı ki ..
Televizyonun diğer bir deyişle aptallık kutusunun farklı amaçlar taşıdığının gözler önüne serilmesi, itiraf etmeliyim ki çok hoşuma gitti ve kitabı okurken gülümsememe neden oldu. Bana bütün duyguları tek tek yaşatan bir kitap oldu hep ağladım hem güldüm hem korktum hem de tiksindim.
Konusu kitaplara aşık bir adam, konusu kitapları yakan ve işleri bu olan itfayeciler. Bütün kitaplarımın gözümün önünde yakıldığını tasvir ettim kafamda ve bu beni dehşete düşürdü. Kitaplığımın en güzel yerini ayırdım şimdi ve ara sıra alıp tekrar tekrar okuyacağım bir eser oldu benim için.
Elime alacağım bütün eserlerde aklıma gelecek bu kitapta yazılanlar, kafamda tasvir ettiklerim.
Fahrenheit 451! Ismi bile dikkatimi çekmişti ve ilk baktığım şuydu: Kitabın ismi neden Fahrenheit 451? Kitap kağıdının tutuşup yanma sıcaklığı... Kitabı hevesle elinize alıp bir çırpıda okuyup bitireceksiniz hatta tekrar tekrar okuyacaksınız ve okuduğunuz birçok satır hafızanızdan silinmeyecekler. Tasvir ettikleriniz gözünüzün önünden bir an olsun geri gitmeyecek.
Büyüleyici, etkileyici, düşündürücü ve bütün duyguları yaşatan bi eser.
"Yazılmış en iyi bilimkurgu romanı. Ilk okuduğumda, yarattığı dünyayla kabuslar görmeme sebep olmuştu."
Margaret ATWOOD
"Bu bir uyarı kitabıdır. Sahip olduğumuz şeylerin değerli olduğunu ve değer verdiğimiz şeylerin bazen kıymetini bilmediğimizi hatırlatır." (11)
"Bradbury, Ekran (sinema, televizyon, bilgisayar) Çağı'nın okumayı sona erdirebileceğini elli yıl önceden görecek kadar öngörü sahibiydi. Shakespeare ile çağdaşlarını okuyamıyorsanız hafızanızı yitirirsiniz, hatırlayamazsanız da düşünemezsiniz." (202)