Bu değerlendirme eseri okuyacaklar için değil okumuş olanlar içindir:
Aromatik Adam'ı iki bölümde değerlendiriyorum.
1. Okurun saman yediği bölüm
2. Okurun katıksız, yağsız, tuzsuz bonfile yediği kısım.
Birinci bölüm yapay çatışmalar, birbirinin tekrar mugalatalarla dolu.
ikinci bölüm bilimsel düşünmenin kıymetini anlatan nutuklarla dolu.
Bu bir edebiyat eseri değil bence. Olsa olsa bilimsel düşünmenin önemini öğretmeye çalışan bir değer eğitimi kitabı olabilir.
Olaylar üçüncü kişi ağzından anlatılıyor. Güvenilmez anlatıcı kullanılmış. Başlangıçta Şapkalı Adam'ın eylemlerini gerçek sanmanız için çaba gösterilmiş. Sonra bunun doğru olmadığı ortaya çıkarılıyor. Okuru gerilimde bırakan şey, anlatıcının Şapkalı Adam'a ilişkin oluşturduğu kısmî güven duygusu.
Birinci bölümde çokça gördüğümüz Doğa Üstü Güçler Uzmanı ve Kozmik Şifacı karakterleri, o denli yapay ki bunlar için karikatür karakterler bile diyemiyorum. Bunların gücü ve aklı biraz daha sağlam olmalıydı ki çatışmanın etkisi olabilsin. Bu hâliyle komik bile değil kötü bir espri gibi duruyor.
İkinci bölümde çeşitli bilim adamlarından bilimin önemini anlatan uzun nutuklar dinliyoruz. Konuşma dilinde böylesi derinlikli değerlendirmeler yapabilmek imkansız yakındır ama sosyolog, psikolog, felsefeci öyle uzun tiradlara sahip ki...
Anlayacağınız burası da oldukça yapay duruyor.
İyi ki biyolog var da halüsinojenden falan bahsediyor. Azıcık meraklandıracak şeyler söylüyor.
Savcının yerli yersiz habire not alışı da gülünç...
Bu kitaba ilişkin özetle söyleyeceğim şey şu: Dengeyi bulamamış. Olay-düşünce orantısı yok.
Bu arada eserin yazarı İran Azeri Türkü imiş. Türkiye'de Eczacılık eğitimi almış. Bu eser de çeviri değil. Anadili olmayan Türkiye Türkçesiyle çok sayıda kitap yazma cesareti göstermiş. Kendisini tebrik etmeli. Eserlerini, yazar hakkındaki bu bilgiler ışığında değerlendirmek de lazım.