Puan vermedi·104 syf.····Okunma: 16 Ocak 2021 14:29 Şems Hikmet üst tabakadan kültürlü bir beyefendi. Birgün içinde her telden insan bulunan bir kayıkla Kâğıthane'ye gelir. Hüzünlü aşk burada başlar, bu beyefendi takımını eğlendirmeye gelen çingenelerden bir tanesi vardır ki yüzünün güzelliği sesine vurmuş. Hikmet Bey oracıkta aşık olur Ziba'ya. Ne çileliymiş ki bir çingeneye aşık olmuştu bu beyefendi.
Yazar bir aşk üzerinden ırk açısından da heterojen bir toplum kurarak halkın bakış açısını eleştiriyor. İleri görüşlülüğü de cabası onun görüşüne göre ileride insanın ırkı önemsiz olacaktır. Her ne kadar evet artık böyle yaşıyoruz desek de maalesef yüzyıllar öncesindeki Ahmet Mithat'ın eleştirisine bizler de maruz kalıyoruz. Sanırım toplumumuz azıcık bile kendi edebiyatını okusa çağ atlayacak çünkü çoğu toplumu eleştiren yazarlar yüzyıllardır aynı şeyden bahsedip duruyorlar biz halkta onları yüzyıllardır görmez, duymazdan geliyoruz. İnsanların kendi evlerine göstermedikleri ilgiyi başka eve yöneltmesini, dedikoduları çok güzel gözler önüne sererek eleştiriyor ve bu tarz şeylerin sonunun ne kadar kahredici bitebileceğini gösteriyor.
Bu yüzden bu kitaba trajedik aşk eleştirisi demek yanlış olmaz diye düşünüyorum.