Zweig herkesin hayatında yaşadığı hislerin üstüne gidip buradan olay çıkarabiliyor. Buda her kitabında kendinizi bulmanızı sağlıyor. Mrs. C. hikayesini anlatırken aşksız başka hislerle başlayan bir hikayenin nasıl bir hırsa dönüşebileceğini 24 saatin yaşadığınız onca zamanın üstüne geldiğinde bir hayatı nasıl değiştirebileceğini ve yargılanmamak için karşı tarafın ölümünün onda oluşturduğu rahatlama hissini çok güzel ifade ediyor. Nefret ettiğiniz bir insanın ölümüne sevinmek değil o insanı ölmüş gibi düşünmenin o sorunu ortadan kaldıracak olması hissinin bir yanılgı olduğunu kendi vicdanı ile yıllarca taşıdığını anlatıyor. Hesaplaşamadığı aslında karşısındaki değil kendisi.
Zweig hisleri çok güzel aktarıyor hayatta küçük takıntılarımızı anlık hislerimizi üstüne gitmediğimiz durumları ince ince işleyerek gözler önüne seriyor anlattığı tüm olaylarda ufak olsada o hissin yarattığı şeyi tahmin edebilecek altyapınız olduğundan ki bu insan olmanızdan geliyor, içinizde ki o hissi büyütecek cümleler ile detaylandırıyor. Okurken kendinizi karakterin yerine koyup mahçubiyetini içselleştirip ısrarla vurguladığı ilk başta aşık olmama hissini neden vurguladığını anlayıp inanıyorsunuz. Sözün kısası zweig okumaya bir yerden başlayın.
İyi okumalar diliyorum.