İTİRAFLARIM - SPOİLER İÇEREBİLİR!
6/10
·94 syf.··
2021 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2021 16:08
Kitabın neredeyse yarısından fazlasının sürekli aynı konudan bahsedip durması sıkılmama sebep oldu. Bu kitabı okuduktan sonra tekrar kendi halime şükrettim. Tolstoy çocukluk yaşından itibaren manevi anlamda oradan oraya sürüklenmiş ve inanç konuları başta olmak üzere her şeyi sorgulamaya başlamıştır. Çocukluğunda, gençliğinde yaptığı hatalardan pişman olmuştur. Artık iyi bir insan olma isteği vardır içinde. Genç yaşlarda para kazanma, övülme, en iyisi olma arzusuna kapılmış, her zaman daha iyisi, en iyisi olabilmek için sürekli sorular sorup durmuş ve araştırmalar yapmıştır. Kendini ve insanları geliştirmek adına sürekli bir şeyler öğretmek, eğitmek peşindedir. Fakat ne öğrettiğini kendisi de bilmiyordur. Hiçbir şey bilmediği halde bir şeyler öğretmesi gerektiğini düşünmüştür. Hayatının her alanında; "Neden?", "Bundan sonra ne olacak?", "Bunun ne anlamı var?", "Neden yaşıyoruz?", "Hayatın anlamı ne?" gibi sorular sormuş, hayatın hiçbir anlamı olmadığını düşünmeye başlayarak sürekli intihara kalkışmıştır. Var olma nedenini, onu var edenin varlığını kabul etmeme gibi düşüncelere sahip olmuştur. Var olmasını sürekli sorgulamış, ölümün hayattan daha iyi olduğunu savunmuştur. Kitabın bazı kısımlarında dini inançlara ve insanlara alaycı şekilde hakaret etmiştir. Zenginlik, bolluk içinde yaşayanların ve dini öğretileri öğretenlerin hayatlarını yaşayış biçimlerine sert eleştirilerde bulunmuştur. Tanrıyı ispatlama çabasındadır ama ispatlayamamıştır. En sonunda Tanrının varlığını kabul etmiştir. Gençliğindeki kabul edişiyle şimdiki arasındaki farkın; o zaman bilinçsiz ve geleneksel olarak, şimdi ise bilinçli şekilde olduğunu düşünmüştür. Her şeyi fazlasıyla sorgulayan, anlamlandırmaya çalışan Tolstoy, o sıralar inandığı inanç doğrultusunda kendini çiğ et yemeye ve kan yutmaya ikna etmiştir. Nedense neden çiğ et yediğini ve kan yuttuğunu sorgulamamıştır(!) Kitabın sonunda Hristiyanlık dini ile hayatın anlamını anlamaya başlasa da insanların yaptığı yanlışları gördükçe kafası tekrardan karışmaya başlamıştır. Şahsi fikrim şudur: Hayatta her şey akla, mantığa uymak zorunda değildir. İnandığımız bazı fikirlere teslim olmak gerekmektedir. Her şey sorgulanırsa gün gelir var oluşumuzu da sorgularız ve sonucu hiç güzel olmaz. Hayattaki tüm öğrendiğimiz şeylerde doğruluk payının olduğu şüphesizdir. Fakat içinde yalanların olduğu da bir gerçektir. Bizler doğru olanı da yanlış olanı da bulup birbirinden ayırmayı bilmeli ona göre hayatımıza şekil vermeliyiz.
İtiraflarımLev Tolstoy · Karbon Kitaplar · 201729,3bin okunma
·
7 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.