9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
Sade, akıcı ve son derece anlaşılır bir dille yazılmış bir kitap. Tarık AKAN o kadar naif bir insan ki, göz altında iken kendisine yapılan kötü muameleleri dahi yazmamış ama okuyunca neler yapıldığını anlıyor insan. Dışarıda olan Müjdat Gezen, Perran Kutman ve diğerleri hiçbir şey yapamamaları olayın vahametini gözler önüne seriyor. Yani ünlü olmak, zengin olmak, tanınmış olmak hiç önemli değil. O günlerde İçerdekiler gibi dışardakilerin de eli kolu bağlı. Herkes kendi derdinde. 12 Eylül’de birçok kurgular yapılarak insanları sorgusuz sualsiz içeri almaları, onlardan aylarca haber alınamamaları, kimse ile görüşememeleri gerçekten korkunç bir olay. Tarık AKAN gibi bir çok insan bu kurgular ile içeriye atılarak işkenceler gördüler. Birçok insana da böyle kurgular yaptılar. Ölenler, kayıplar, sakat kalanlar, psikolojisi bozulanlar ve daha neler neler. Ülkeyi ve ülke insanlığını kaç yıl geriye götürdüler 12 Eylül’de Tarık AKAN gibi ünlü, tanınan, sevilen biri bunları yaşadıysa normal insanlar neler yaşamıştır gerisini siz düşünün. Bu olanları ALAH bir daha bu ülkeye yaşatmasın. Üç gün evden çıkamadım. Üç gün de her fırsatta, günde dört-beş kez annemin önüne çömeldim, dizlerine yaslandım, birlikte kafamda bit aradık. Ne bit bulduk ne sirke.
Anne Kafamda Bit VarTarık Akan · Can Yayınları · 20177,1bin okunma
·
8 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.