Ülkenin dönüm noktası olan bir tarih 12 Eylül 1980. Zaten neden yapıldığı tüm çıplaklığı ile ortaya çıktı. Yüzbinlerce insan tutuklandı işkenceler ve acılar. Darbe sırasında küçük bir çocuk olduğumdan çoğu şeyi silik hatırrlıyorum.
Fidanların Büyütülmediği Mevsim o günleri anlatırken komplo teorileri, siyasi araştırma gibi konulara girmemiş. Sade vatandaşa yapılanları, ülkenin sosyal durumunu, insanların askeri yönetim karşısındaki tutumlarını açık açık ima dahi etmeden göz önüne seriyor (sonrasında herkes karşı çıkmasına rağmen darbe günlerinde sanatçıların, gazetecilerin Kenan Evren'e nasıl methiyeler düzmüşleri, insanların çocuklarına Evren ya da Kenan isimlerini vermeleri).
Kitabın ana karakteri Kazım Bey adam gibi adam denilen az bulunan ama her mahallede bir tane olan bir tip. İşte Kazım bey ve ailesi de 12 Eylül mağdurlarından. Bu ailenin suçu ne?Darbeciler ve destekçiler için suçlu ya da suçsuz olmaları önemli mi korkuyu yerleştirebilmeleri için. Fidanların Büyütülmediği Mevsim çok akıcı bir roman, yazar Kemal Yılmaz ın kullandığı dil son derece yalın ve sade, dönemi yaşayanlara sorduğumda romanda yazılanlarla birebir örtüşüyor. Ve Fidanların Büyütülmediği Mevsim'in en beğendiğim unsuru yarattığı merak. Ne olacak sorusunu sormaktan kitabı elinizden bırakamıyor ve sonuna kadar gidiyorsunuz. İnsanlığı öne çıkaran ve okuyana çok şey kazandıran bir kitap...