·448 syf.····Okunma: 22 Ocak 2021 13:48 Pertev Naili Boratav'ın 42 yıllık araştırmasının ve emeğinin ürünü olan değerli bir kitap. Nasreddin Hoca'yı kim bilmez ki değil mi? Aslında pek de bildiğimiz söylenemezmiş. Zaten kitapta da değinildiği gibi "Nasreddin Hoca'yı biz böyle bilmezdik." konusu oldukça güzel şekilde açıklanmış. Nasreddin Hoca'nın kimi fıkraları, dini hassasiyetler ya da toplumsal ahlak gerekçesiyle ya yok sayılmış ya da değiştirilerek anlatılmış. Ne yalan söyleyeyim ben de birçok fıkrada epey şaşırdım. Oldukça müstehcen fıkraları da varmış meğer Hocamızın :)
Bunun yanında Nasreddin Hoca'nın mizahı Anadolu'dan Balkanlar'a, İran'a, Orta Asya ülkelerine, Avrupa'ya kadar dünyanın birçok yerine yayılmış. Her kültür kendisine göre de şekillendirmiş Hoca'yı. Örneğin Balkanlar'da Hitar-Pitar adıyla bir Hoca yaratılmış. ( Hitar-Pitar da eşeğe ters biner.)
Hangi ülke, hangi millet olursa olsun hepsi de sevmiş Hoca'nın fıkralarını, güldürüsünü...
Nasreddin Hoca'nın fıkraları o kadar güçlü bir etki bırakır ki dilimize de yeni deyimler olarak geçer: "Hırsızın hiç mi suçu yok", "Ye kürküm ye" , "Parayı veren düdüğü çalar" gibi.
Nasreddin Hoca Timur'un huzuruna çıktı mı? Bilemeyiz. Ama Timur'un zulmü altında yaşayan halk kendi söyleyeceğini ya da söyleyemediğini Hoca vasıtasıyla söylemiş. Adaletsizliğe karşı Hoca'nın mizahı konuşmuş. Tıpkı Büyük İskender'e karşı "gölge etme yeter" diyen Sinoplu Diyojen'imiz gibi.
Kitabın tek olumsuz tarafı; fıkraların eski Türkçe ile anlatılması nedeniyle anlamakta zorlanmam oldu. Bazı kelimelerin ne anlama geldiğini internette bile bulamadım. Bunun dışında eksiksiz bir kitap.