Kitabın başlangıcı şöyle : Bugün annem öldü. Belki de dündü. Bilmiyorum.
Daha giriş cümlesiyle okuyucuyu şaşırtan ve etkisi altına alan bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Karakter yaşadığı olaylara karşı asla normal insan olarak tanımlayabileceğimiz tepkileri vermemekte. İşte bu yüzden de kendini toplumda ne kadar yabancı hissettiğini bize göstermekte.
Ben kitabı okurken nedense aklıma şu geldi: İnsanların fiziksel bir şekilde acıyı hissetmediği bir çeşit hastalık var. Sanki bu kitapta da karakter asla ruhsal olarak bir acı bir his duymuyor gibi. Kitabın giriş cümlesi bu verdiğim örneği desteklediğini göstermekte.
Olay örgüsü o kadar akıcı ki ben okurken olayları kafamda çok rahat canlandırarak okumuştum.
Aslında biz de Meursault gibi yaşadığımız bazı olaylara karşı yabancı davranmıyor muyuz?