Kemal Yılmaz 'dan harika bir roman daha. Bu defa 12 Eylül 1980 darbe günlerini yazmış. Yine sıradan insanların yerle bir olan yaşam hikâyesi. Tırnovalı ailesi, herkes gibi sıradan, günlük yaşam derdi peşinde insanlar. O günlerde yaşayan herkesin başına gelme ihtimali olan olaylar.
Dönemi yansıtırken çarpıcı örnekler verilmiş örneğin Bankerlerin birden bire ortaya çıkarak halkın parasını nasıl hortumladıkları. Sırf insanlar siyaseti sandığa gidip oy vermek olarak görsün, sorgulamasın, hak aramasın diye verilen tavizler, bulvar basını ile yaratılan ahlaki çöküntü. 12 Eylül'e yağ çekenler (12 Eylül yargılansın diye propaganda yapan gazeteciler ile sözüm ona sanatçılar), çocuğunun adını Evren ya da Kenan koyan güçlü kimse haklı odur diyen halktan insanlar.
En çarpıcı yanı ise İnsanlık Suçu olan işkence. Öyle etkili verilmiş ki yapılanlar, hele kadınlara yaptıklarını öğrenince tüylerim diken diken oldu... On binlerce kadın-erkek genç yaşlı demeden işkence görmüş, on binlerce dava açılmış. Altı yüz binden fazla insan hapishanelere atılmış, bunların bir çoğu üniversiteli, belki de bugün onlar olacaktı ülkeyi yöneten. O fidanların aileleri kardeşleri, ablaları, abileri, anne ve babaları... Toplarsanız kaç milyon mağdur... Yazarın Fidanların Büyütülmediği Mevsim 'i ortaya koyarken bu konuda derin bir araştırma yaptığı anlaşılıyor, o dönemde içeri girmiş bir tanıdığımız kitabı okuduktan sonra "az bile yazmış" dedi.
Dili yine çok akıcı ve sade... Romanda merak unsuru çok fazla olduğu için çok sürükleyici.
Bu dönemde az yazılan (yazarlarımız maalesef etliye sütlüye dokunmayacak konu yazma telaşında) romanlardan. Özellikle o dönemi bilmeyenlerin mutlaka okumaları gerek ki bu ülkeye neler yapıldığını öğrensinler.