Baskı umutla, acı sevgiyle, diktatör kendi hırsıyla, mahpusluk paylaşmakla, düzen de direnmekle altediliyor. Gereken bir Barış bize uçurtmayı göğe bırakan, köşedeki simidi düşleyen ve umudunu vuranlara karşı döğüşen. İkinci bir Barış gerek bize kuşta özgürleşen. Uçabilen bir Barış'ın umudunu taşıyan bir sürü Barışlar gerek bize, gerçekleri düşlerinde olduran ve eşit paylaşımlı dünyaya inanan.
Barış önce can dostunun gidişiyle sarsılıyor. Onun gidişiyle başladığı mektuplarıyla haksızlıklarla dolu demir soğuğu koğuşlara giriyoruz; merak ediyoruz yaşamlarını, paylaşımlarını, umutlarını, Barış dolu düşlerini. Sürgün ediliyoruz en sonunda biz de düşüncelerimizden epeyce uzaklara.