Puan vermedi·256 syf.····Okunma: 22 Ocak 2021 21:53 İçimizdeki Şeytan.. okurken hem zorlandım hem üzüldüm hem de her şeyi hissettim. Karakterleri, hikâyeyi Sabahattin Ali'nin betimlemelerini benimsedim ve karakterlerle yakınlık kurdum çünkü Sabahattin Ali size zorla da olsa o yakınlığı kurduruyor çünkü aslında belki de hepimiz Ömer'iz.. Macide mektup yazarken, Ömer Bedri'yle son konuşmayı yaparken, Ömer'in kendi iç hesaplaşmasında hepsinde çokça hissettim ve üzüldüm. Bunun yanında okurken kendimi de sorguladım, içimdeki şeytan(lar)ı düşünüp durdum kitap boyu. Kitabın sonunda Ömer'in "içimizde şeytan yok.. içimizde aciz var.. tembellik var.. iradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var" sözünü okuyunca üç beş dakika durdum düşündüm, gerçekten de böyleyiz dedim. Ömer hem kendini hem de toplumu yani bizi bu sözüyle özetliyor.
Kürk Mantolu Madonna ve Kuyucaklı Yusuf'tan daha iyi ve daha vurucu bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bu kadar zaman bu kitabı ertelemeseydim keşke dedim bitirince..
Üst üste Sabahattin Ali okudum, külliyatını bitirmeye çalışıyorum. Son bir kitabı kaldı ama galiba onu biraz geç okuyacağım.
Bu yıla kendi içimdeki şeytanı daha doğrusu şeytan diye adlandırdığımız şeyleri düşünerek başladim. Okuyan okumuştur zaten, yine ben geç kaldım ama okumayan varsa hemen şimdi açıp başlasın. Herkes içindeki şeytanı Sabahattin Ali, Ömer ve bu kitapla bulmalı..