12 Eylül 1980 darbesini halktan insanların bakış açısı ile sosyal ortamı da gözler önüne sererek anlatan gerçekçi bir bir roman Fidanların Büyütülmediği Mevsim .... Adı da kitaba ve konuya çok uygun, çünkü o dönemde öyle çok fidana kıyılmış ki. Kimi okulundan ayrılmış, kimi uzun yıllar hapislerde yatmış, kimi hastalanmış (bir tanıdığımız o yıllarda içeride kaldığından böbrek ve ciğerlerinden rahatsızlık çekerdi, makina mühendisi olacakken manifatura dükkanı açmıştı). O kadar çok mağdur var ki herkesin ya bir yakını, ya tanıdığı,ya da akrabası 12 Eylül tezgahından geçmiş.
Romanda o dönemde yaşanan banker skandalları ile halkın dolandırılmasından tutun, gazetelerin çıplak kadın fotoğrafı koyma yarışına kadar detaylar ince ince ve sade bir üslupla işlenmiş.
12 Eylül yıllarında genç olanlar, orta yaşlılar anlatırdı "sıradan bir şey için içeri alınabilirsiniz ve aylarca içeride kalabilirsiniz" diye. İşte Fidanların Büyütülmediği Mevsim de böyle bir olay etrafında gelişiyor. Tırnovalı ailesinin babası Kazım Bey sudan bir sebeple içeri alınan oğlu Mehmet'i aramakta (aslında içeri alınıp alınmadığını da bilmiyor. Bu da 12 Eylül döneminin bir yapısı, kayıt altına alınmayan toplanan, meçhule giden insanlar) ve ararken yaşanan çaresizlikleri anlatmakta. İçeride olanların yaşadığı çaresizlik, işkenceler ise romanı çok farklı boyutlara taşıyor tüyleriniz ürperiyor, gözleriniz doluyor.
Hem dönemi hem 12 Eylül darbesini anlayabilmemize yardımcı olan ve sonrasında size sorgulatabilen bu roman okunacak değerde.