Puan vermedi·104 syf.····Okunma: 24 Ocak 2021 14:28 Zamanında başarılı bir avukat olan Jean Baptiste Clemence, köhne bir barda kendisi ile hesaplaşmasını bize anlatır. Clemence zihnindekileri anlatırken kendi kendine konuşuyormuş gibi bir hava verir bize.
Modern insanın ikiyüzlülüğü, özgürlük ve kölelik, ölümün duygularımızı ne yönde harekete geçirdiği gibi daha nice konuları sorgulatır bize; Hem bize sorgulatır hem de kendi kendini sorgular Jean Baptiste Clemence.
Clemence, geçmişte kendine aşık, bencil ve ikiyüzlü biridir yani oldukça soylu biridir o. Kitapta şöyle bir alıntı geçer: "Şurası muhakkak ki, kendi üzerimdeki uzun araştırmalardan sonra insanın yaratılışındaki o derin çift yönlülüğü gün ışığına çıkardım. O zaman belleğimi kaza kaza, alçakgönüllülüğün parlamama, küçülmenin yenmeme ve erdemin ezmeme yardım ettiğini anladım. Barışçı yollarla savaş açıyordum ve en sonunda, çıkar gütmezlik yoluyla, göz diktiğim her şeyi elde ediyordum." Clemence'in kendisi hakkında yaptığı en samimi itiraflarından biridir. Peki bu itiraflar size de tanıdık geldi mi? Modern insanlığın, hala da devam etmekte olan iki yüzlülüğü tam da böyle bir şey değil mi?
Kitapta bu ve bunun gibi daha nice sorgulamalarla karşı karşıya kalırız. Sayfa sayısı az olmasına rağmen felsefi bir nitelik taşıyan bir eser olduğu için ve yazarın farklı bir anlatma biçimi olduğu için eseri okurken konsantrasyon gerekiyor. Yazar karşısında biri varmış gibi, sohbet havasında ve düşünceleri laf arasına serpiştirmiş gibi bir anlatımı tercih etmiş. Ben Can Yayınları'nın, Hüseyin Demirhan çevirisini okumuştum. Fakat ne yazık ki çeviriyi hiç beğenmedim. Hem yanlış yazılan kelimeler vardı hem de anlatım açısından cümleler kötü kurulmuştu. İleride başka bir çeviri ile tekrar okumak istediğim bir kitap olarak yer aldı Düşüş. Ve bu şekilde kitaptan aldığım tadın daha çok artacağına inanıyorum.