Hepimizin içinde bir Jonathan Livingston olmalı. Yoksa niçin yaşıyordur ki insan? Jonathan Livingston sadece bir martı değil. O özgürlüğün, cesaretin, azmin temsili. Öyle ki bize hayattaki amacımızı ve bu amaç doğrultusunda neler yaptığımızı sorgulatmaktadır. Martı Jonathan, sanki bizleri sarsıp hayattaki tek şansımızı ne için harcadığımızı hatırlatmak amacıyla doğmuş. Görevini tamamlayınca da elini ayağını üzerimizden çekip gitmiş gibi kitapta görülse de aslında öğretileri ve etkisi bizi hiç yalnız bırakmaz. Kısacık bir kitap olmasına aldanmamak gerek. Satır aralarına gizlenmiş pek çok mesaj var bu eserde. Bu yüzden iyice sindirerek okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.