Gönderi

7/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
Kitap oldukça öğretici. Metaforların bu kadar derin bir araştırma ve inceleme konusu olduğunu (hemde on yıllarca) hiç tahmin etmiyordum. Metafor kavramının hayatımızda ne kadar önemli bir yer ettiğini, insan davranışlarını ne kadar etkilediğini bu kitabı okuyunca daha iyi anlayacaksınız. Yalnız, kitabı okurken zaman zaman sıkılabilirsiniz. Beirakmayin devam edin, notlar alın, ben çok yararlı buldum. Bazı bölümleri aşağıda veriyorum. *ister ulusal politikada isterse gündelik etkileşimde, iktidardaki insanlar kendi metaforlarını empoze ederler. *Hayatın, sadece politikada yahut aşkta değil, bütün boyutlarında, önce gerçekliğimizi metaforlara göre tanımlar ve sonra da metaforlar temelinde eylemlerde bulunuruz. Çıkarımlarda bulunur, amaçlar tespit eder, kesin kararlar oluşturur ve planlar icra ederiz ve bütün bunları bilinçli yahut bilinçsiz, metafor vasıtasıyla tecrübemizin kısmen yapıya kavuşma tarzı temelinde gerçekleştiririz. *Hem resimde hem de fotoğrafta portre geleneği onun üzerinde temellenir. Benden oğlumun bir resmini göstermemi isterseniz ve size onun yüzünün bir resmini gösterirsem, inanırsınız. Kendinizi onun resmini görmüş sayarsınız. Fakat size onun yüzsüz bir vücut resmini gösterirsem, bunu garipser ve inanmazsınız. "Fakat neye benziyor?" diye bile sorabilirsiniz. Bu yüzden KİŞI YERİNE YÜZ metonimisi sadece bir dil meselesi değildir. Kültürümüzde kişinin nasıl biri olduğu konusunda temel bilgilere ulaşmak için - tavırlarından yahut hareketlerinden çok - yüzüne bakarız. Kişiyi görüş açımızdaki yüzüne ve eylemlerine göre algıladığımızda metonimiye göre iş görürüz. Metaforlar gibi metonimiler de izole edilmiş anlar olarak görülebilecek gelişigüzel yahut keyfi oluşumlar değildir. Metonimik kavramlar kültürümüzde varolan aşağıdaki temsili örneklerinde görülebileceği üzere, aynı zamanda sistematiktir. • İnsanlar genellikle dik konumda çalıştıkları, ileriye baktıkları ve öne doğru hareket ettikleri, zamanlarının çoğunu eylemler icra ederek geçirdikleri, kendilerini temelde iyi varlıklar olarak gördükleri için, tecrübemizde kendimizi AŞAGI'dan ziyade YUKARI, ARKA'dan ziyade ÖN, PASİF'ten ziyade AKTİF, KÖTÜ'den ziyade İYİ olarak görme eğilimi taşırız. Olduğumuz yerde olduğumuz ve şimdide varolduğumuz için, kendimizi ORADA'dan ziyade BURADA ve SONRA'dan ziyade ŞlMDl'de varlıklar olarak tasavvur ederiz. *Bu türden açıklamalar çoğumuza tamamen doğal gelir. Nedeni ZİHİN KIRILGAN BİR NESNEDİR gibi metaforların bu kültürde sahip olduğumuz zihin modelinin ana parçası olmasıdır; çoğumuz bu modele göre düşünür ve eylemde bulunuruz. * Sözün gelişi düşük bir tonla "Öğreneceğin bir şey var mı?" demek, dolaylı olarak, "Öğreneceğin hiçbir şey yok" demenin bir tarzıdır. Benzer şekilde, yüksek tonda ifadeler bir şeyin anlaşılma belirsizliğini yahut yetersizliğini gösterir. Sözün gelişi yüksek tonla "Adın Fred'di" demek, emin olunmadığını ve tasdik edilmek istenildiğini gösterir. Yüksek tonla "Giantlar Madlock'ı takas etti" demek bir şeyi anlamlandırma yetersizliğini, bunun bilinen şeyle uyuşmadığını gösterir. Bunların hepsi BİLİNMEYEN YUKARIDADIR, BİLİNEN AŞAĞIDADIR metaforuyla tutarlı yüksek ve düşük tonlama kullanımının örnekleridir. *Metaforlar temelde anlama aygıtlarıdır ve objektif gerçeklikle hiçbir alakaları yoktur; objektif gerçeklik diye bir şey varsa elbette. Kavram sistemimizin doğası gereği metaforik olması; dünyayı metaforik terimlerle anlamamız, düşünmemiz ve faaliyette bulunmamız; metaforların yalnızca anlaşılabilen değil, aynı zamanda anlamlı ve doğru da olabilmeleri - bütün bunlar yeterli bir anlam ve doğruluk açıklamasının sadece anlamada temellenebileceğini ima eder. *Doğruluğun daima bir kavram sistemine bağlı olduğunu, herhangi bir insani kavram sisteminin genellikle doğası itibarıyla metaforik olduğunu ve dolayısıyla tümüyle objektif, koşulsuz yahut mutlak doğru olmadığını öne sürdük.
Düşünce
MetaforlarMark Johnson · İthaki Yayınları · 201578 okunma
·
217 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.