·336 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Ocak 2021 11:18 Canan Tan’ın daha önceki kitapları gibi bir oturuşta bitirdiğim kitaplarından biriydi: Başıbozuk Sevdalar. Daha önce PİRAYE kitabını okurken yazdığım cümleyi tekrar yazacağımı fark ettim. Canan Tan'ın kitaplarını hiç kitap okumayı sevmeyen, veya kitap okumak isteyip de bir türlü hangi kitaptan başlayacağını bilmeyen, veyahut bir kitaba başlayıp başını sıkıcı bulup sonunu getiremeyenler için önermeye devam edeceğim.
********************************************************
Kitap Özeti:
Başıbozuk Sevdalar kitabı ŞİİR adında güzeller güzeli bir kızımızın başından geçen olayları günlük hayatın sade dili ile film dizi tadında anlatıyor. Şiir küçük yaşta anne ve babası boşandığı için anne annesinde yetişmiş ve anne babasına ayak bağı olmaması için hayatının hiçbir döneminde de onlar tarafından merak edilmeden büyümüştür. Tek yakını anneannesidir ve tek dostu da üniversiteden ev arkadaşı Eda’dır. Et ile tırnak gibidirler Eda ile. Her anında Eda vardır Şiir’in.
Anne ve babasının boşanmış olmasından kaynaklı kimse ile aşk meşk yaşamama taraftarıdır aslında. Fakat kendisi ile aynı süreçlerden geçmiş erkeklere de kayıtsız kalamaz. Başta Ezel sonrasında Baran ve en sonunda da Recep i hayatına alır. Fakat her bir aşkının sonunda da bu erkeklerden birer darbe yer. Önce Ezel onu terk edip Amerika'ya kaçar. Kaçar dedim çünkü Şiir ile bir çocuk yapmışlardır ve Ezel sorumluluk almak yerine kaçmayı tercih eder. Sonrasında Baran onu delice sever ve onunla evlenmek ister. Fakat Baran’ın da evli olduğunu ve 2 çocuğunun olduğunu öğrenince ondan uzaklaşır. Bunu Baran’ı sevdiğinden çok, Baran’ın iki çocuğunun babasız büyümesini istemediği için yapar. Ve en sonunda acılarına acı katan hatta onu öldürmeye teşebbüs eden Recep’ten de umduğunu bulamaz. Kaderine razı olup oturup düşünür tek başına.
***************************************************************
Canan Tan okutuyor kendini. Yukarıda da yazdığım gibi günlük sade anlaşılabilir bir dil ve herkes tarafından kolaylıklı anlaşılabilir bir dil kullanmış. Roman kahramanları da sokakta gördüğümüz insanlardan herhangi biri gibi anlatılmış kitapta. Sokağa çıktığımızda mutlaka karşılaşıp selam verdiğimiz insanları anlatmış. Bu bakıma bir oturuşta sıkılmadan okunabilecek kitaplar yazmaya devam etmiş oluyor yazarımız. Herkese değil ama kitap okumayı sevmeyenlere önerebileceğim bir kitaptı.