Puan vermedi·232 syf.····Okunma: 25 Ocak 2021 08:24 Umut her zaman iyi midir?
Her şeyin gercekten de fazlasi zarar mıdır?
İnsan hayatını belirleyen insanın ölüm esnasındaki kendi hayatına dair düşünceleri midir?
Boşa geçen bir hayatın sonunda yine de umut edilmesi, pes edilmemesi ve tüm pişmanlık yerine tebessümle, geçen hayatı düşünmek ne kadar kime göre neye göre doğru ?
Önemli olan keşke dememek midir her şeye rağmen keşke yerine umutvar mi olmalıyız?
Epey sorular sordum doğrusu okuduktan sonra. Sanırım vereceğim tek cevap; 'önemli olan sondur'. Sona doğru yaptıklarımız ve düşüncelerimizdir. Keşke dedirtecek onca şeye rağmen yaptığımız her şeye tebessüm etmektir asıl olan. Hayata rağmen gülümsemek.
Kitapta baş karakter Drago'nun çok isteyip sonunda olduğu askerlik mesleğini neredeyse terk edilmiş Bes.. Kalesin'e atanıp yalnızlıkla gerçek anlamda karşılaşması, şehire gidip gitmeme arasındaki seçimle burada kalıp zaferi elde edeceği,bir gün savaşın çıkacağını bekleyip elde ettiği zaferle şehire dönmeyi umutlayan askerin zafer umuduyla geçen koskoca 30 senesini anlatıyor. Umudunu, yalnızlığını, yazgıyi ve insanı..
Tatar çölü kalenin arka tarafında olup yıllarca savaş olmasını bekledikleri her seferinde bakıp umutlandıklari aslında boş bir çöl.
İnsan oğlu çoğu zaman görmek istediğini görür görmek istediği şekilde görür'ün simgesi Tatar çölü..
askerlerin ise savaş simgesi haline gelen umut çölü..
Kitabı sevdim evet. Yalnızlığı, hüznü, dışlanmışlığı, insana dair evrensel konuları ele alışı çok güzeldi. Zaman zaman Drago'ya üzülüp sinirlensem de kendi seçimini sonuna kadar götürüp sondaki umutvar oluşu, kıtabın başında; gereksiz umut yerini 'umut her zaman gerekli ve her zaman vardır'a bıraktı. Boşa geçen 30 seneye rağmen, umut her zaman vardır.
(Drago açısından düşününce bu şekil fakat yine de 30 seneyi baz alıp kendi açımdan düşününce yani Drago'nun zihninden bağımsız, keşke bu kadar umutvar olmayıp genç yaşını yapayalnız geçirmeseydin Drago... )