·360 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Ocak 2021 23:27 Kitabı gözden geçirdiğimizde Veronika'nın intihar girişimiyle akıl hastanesine yatırılmasını konu almaktadır. Ancak bence bir kadının intiharından çok daha derin şeyler ele alınmış... Hayallerini yaşamayan insanların bunun tutkusuyla deli damgası yemelerini anlatan o günün Batısına, savaşın hissettirdiklerine, toplum psikolojisi ve sosyolojisine değindiği gibi hepimizin arasında dolaşan -belki de kendimiz- mutsuz bir şekilde mesleklerini yapanlara, hayallerini öteleyen kişilere, ailesi tarafından desteklenmeyen gençlere, Dünya'yı kurtarmak amacıyla hırslarına yenik düşmüş bilim insanlarına, akıl sağlığını sırf farklı düşündüğü için yitirdiğine inanılan delilere de değinilmiştir.
Hayattaki amacını bilmeyen ancak o güne kadar normal -diğer insanların gözünde- bir hayatı olan Veronika intihar girişimiyle bir akıl hastanesine yatırılır. Burada kendisine aldığı ilaçlardan dolayı kalp rahatsızlığı olduğu ve 5 gün içinde öleceği söylenir. Ölümün telaşıyla belki de, Veronika o yaşına kadar halının altına süpürdüğü kendi benliğindeki tüm Veronikaları keşfeder. Ve toplumun yarattığı hayatından çıkıp -deli damgası yemesine neden olan- kendi benliğine kavuşunca artık ölmek değil gerçekten yaşamak istemektedir. Bir de son sayfalardaki Mari'nin mektubu o kadar güzel ve anlamlıydı ki. Bazen deli olduğunu düşünenlerin gerçek deli olmadığını, ya da akıllıların gerçekten akıllı olmadığını yansıtıyordu.
Bu tabiî kitabın sadece bir bölümü. Elimden geldiğince alıntılarla kitabı tamamıyla tüm karakterlerin gözünden yansıtmaya çalıştım. Ancak eğer siz de beyninizde dönen ailenizin, içinde bulunduğunuz toplumun seslerinden kendi sesinizi duyamıyorsanız ve kendi sesinizi duymanın deliliğini yaşamak istiyorsanız kesinlikle okumalısınız kitabı. Böylelikle belki de Veronika gibi ruhunuzun intiharını gerçekleştirmeden önce kurtulabilirsiniz prangalarınızdan.