Puan vermedi·392 syf.····Okunma: 26 Ocak 2021 23:15 Bir Livaneli klasiği olarak yine Anadolu’nun derin yaralarıyla Batı’nın haz vericiliğinin bunaltmışlığının hikayesi. Daha önce Livaneli ile tanışmış olanları şaşırtmayacak fakat ilk kez okuyacaklar için tıpkı diğer Livaneli hikayeleri gibi etkileyici. Şeyh amcasının tecavüzüne uğrayan bir çocuk, tüm zenginliğin, statünün içinde kendini arayan bir adamla karşılaştığımız Mutluluk’ta karakterler ve Türkiye toplumu ince ince dokunarak resmediliyor. Her cümlesinde rahatsız edici bir haklılık bulunuyor. Anlatım dili akıcı, konu etkileyici ve en önemlisi okunulası bir öyküyle aktarılan gerçekliğin büyüsünün altına gireceksiniz. Bir kitabın bölümlenerek yazılmış olmasının okunulmasını kolaylaştırdığına inanıyorum. Buna ek olarak karakterleri daha derinden tanımanızı sağlayacak olan herkesin kendi hikayesiyle başlayıp ortak bir hikayeye dönüşüyor olması oldukça keyif veriyor ve okuma konusunu fazlasıyla kolaylaştırıyor. En sevdiği yazar Livaneli olan biri olarak anlatımını ve dokunduğu noktalara yine hayran kalsam da sonunun böyle olmaması gerektiğine inandığım bu kitabı okuduğum diğer Livaneli romanlarının en altına yazarım. (okuduğum romanları: Huzursuzluk, Kardeşimin Hikayesi, Serenad, Son Ada) Yine de okunmaya değer olduğuna hatta okunması gerektiğine inanıyorum. Kısaca tavsiyedir.
-Spoiler-
Profesörün kendini arayışındaki yoluna kendinin farkına varmaya çalışan Meryem katılıyor. Meryem fazlaca yaralı, narin bir köylü kızı, Profesör ise çabalayarak kendini geliştirirken bir anda zenginliğe dönen bir hayattan haz almadığını fark eden orta yaşlı bir akademisyen. Yollarının kesiştiği ilk günden son güne kadar ne Profesörün Meryem’e olan hislerinden ne de Meryem’in Profesöre olan hislerinden emin olamamış olmak beni biraz yordu. Daha net bir ilişki kurulsaydı olmaz mıydı diye aklımdan geçirmedim desem yalan olur. Hikayenin sonunda Meryem’in Profesörün bıraktığı parayla birlikte aldığı kararlarla ona karşı duyduğum merhamet ve sempatide azalma oldu. Cemal’e davranışlarıyla olumsuz düşüncelerime nokta koyuldu. Daha güçlü son olabilirdi diye düşünüyorum. Cemal, Meryem’in bu kadar sert çıkmasını hak etmedi bence. Cemal inandığı doğrularla savaştı, babasının emriyle savaştı, kendisiyle ve sevdiğinin özlemi hatta onun kaybıyla savaştı fakat yine de çok kolayca yapabileceğini düşündüğü infazı gerçekleştiremedi. Bunun sonucunda bu kadar nefreti hak etmemişti sanki.