Puan vermedi·432 syf.··Beğendi
· Fethi Naci, Sait Faik’le birlikte İstanbul’u en iyi tanıyan öykücü olarak işaret etmiş Oktay Akbal’ı...
İstanbul’da, İstanbul’u en iyi tanıyan üstatlardan biriyle yârenlik etmek doyumsuzdu.
Geçip giden zamanların izini süren yazarın, geçmiş zaman eşyalarına, çocukluğuna ve gençliğine duyduğu özlemi dile getirdiği sayfalar muazzamdı.
Günlük yaşamın içinde koşuşturan şehir insanını mercek altına alan üstâd, her şeyin değiştiği şehirde sizi adım adım gezdirirken, gördüklerini/ görmek istemediklerini geçmişle mukayese ediyor. Hayata ve insana dair öykülerin kalbime taht kuran sahibi, an’ın içinde savrulan insanların da iç dünyalarına eğilmeyi ihmal etmiyor.
Oktay Akbal, benim için çocukluğum, gençliğim demek...
Bahçesindeki envai çiçek kokusunun bilimum baharatlarla duvarlarına sindiği dede evinin baş köşesindeki gazete demek..
“Suçumuz İnsan Olmak” , “Berber Aynası” demek ...
Kendinize bir iyilik yapın
1981-2014 yılları arasında yayımladığı beş öykü kitabını ihtiva eden
“Hey Vapurlar Trenler”i alın
Hey Vapurlar Trenler
Lunapark
Ey Gece Kapını Üstüme Kapat
Hücrede Karmen
Selimiye Bir Yokuştur